Puan vermedi·102 syf.··
2026 11. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 14:16
Bu kitap Edward Lorenz’in ortaya koyduğu “Kelebek Etkisi”ne çok güzel bir örnek olmuş. Bu yönüyle kitabı beğendim ve Kapitalist sistemi boylu boyuna eleştirmesi de çarpıcı bir diğer özelliği. Maddiyat araya girince insanın gözünün kimseyi -ailesini dahi- görmemesini çok güzel bir şekilde ele almış.
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 6. kitabı
Hayvan davranışları üzerine yazılmış kitapları okumaya bayılan bendeniz için ziyafet gibi bir kitaptı. Karşılaştırmalı davranışbilim üstadı (Eski bir Nazi olsa da) alanının en saygın isimlerinden Konrad Lorenz'in birçok hayvana dair eğlenceli ve berrak anlatımıyla okuyucunun kitap okuma zevkini katladığını söyleyebilirim. Kargaların nişanlanması, hindilerin tavus kuşlarına pes etmelerine rağmen dayak yemeye devam etmesi, köpeklerdeki saldırganlığı durduran içgüdü, Lorenz'i annesi zanneden yavru ördekler, balık savaşları ve daha neler neler. Çok keyifliydi.
Hazreti Süleyman'ın YüzüğüKonrad Lorenz · Alfa Yayınları · 20234 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çünkü yaşam istatikseldir
Puan vermedi·48 syf.··
2025 4. kitabı
Kitap herkesin bildiği ama birçoğumuzun eksik ve yanlış anladığı genelde kaos özelde büyük matematikçi Lorenz’in kelebek etkisi teorisi ile ilgili yazılmış kısa ama kavranması zor olduğu için dikkatli okunması gereken bir yapıt. Yazar, dinamik sistemler üzerine çalışmış büyük bir matematikçidir. Kitapta determinizm üzerinden geleceği yordamaya yarayan diferansiyel kavramının yetersizliğiyle başlıyor. Poincaré, Hadamard, Laplace ve Maxwell gibi büyük matematikçilerin geleceği yordama üzerine yaptığı katkıları hakkında bilgi ile devam ediyor yazar. Ve bizi asıl meseleye hazırlıyor yazar: Kelebek etkisi. Herkes Lorenz’in ünlü teorisini bilir. Ancak çoğumuz bunu eksik yordarız. Lorenz ve sonraki çağdaşlarına göre bir kelebek bir başka yerde kasırga yaratabilir. Evet buraya kadar herkesin bildiği bir gerçek. Başlangıcı bilmediğimiz için tek bir çizginin gideceği yolu kestiremeyiz. Ancak istatiksel açıdan gelecek yordanabilir. Yani çizgiler başlangıçları farklı da olsa benzer bir yörünge izler. Daha basit anlatımıyla bir yerde kasırganın gerçekleşme sırası değişebilir ama sayısı değişmez. Yani size konacak kelebeklerin sayısı bellidir ama zamansal sırası sizin seçimlerinize bağlıdır. Matematik ve felsefe sevenlere kesinlikle tavsiye ederim!
Matematik
Kaos TeorisiÉtienne Ghys · Yapı Kredi Yayınları · 202533 okunma
9/10
·128 syf.··
2025 1. kitabı
Korku ve kaygı arasındaki fark, özellikle Kierkegaard'ın düşüncesinde, insanın ruhsal dünyasına dair derin bir ayrım ortaya koyuyor. Korku, belirli bir nesneye yönelmiş, somut bir tehlikeye veya tehdide bağlı bir duygu olarak, insanın fiziksel ya da zihinsel varlığını etkileyebilecek bir durum karşısında duyduğu tepki olarak anlaşılabilir. Buna karşın kaygı, nesnesizdir; bir yönelime sahip olmaktan ziyade belirsizlikle tanımlanan bir ruh hali olarak belirir. Kaygı, insanın bilinmezlikle olan ilişkisini temsil eder, insanın özgürlüğünü ve aynı zamanda bu özgürlük karşısındaki ürkekliğini açığa çıkarır. İlk bölümde felsefi köklerinden bahsedildiği gibi Walter Schulz'a göre kaygının tarihsel temelleri, antik dönemin sonunda, Hristiyanlığın doğuşuyla birlikte atılmıştır. Dünya, Hristiyan teolojisinde, Tanrı tarafından reddedilmiş bir yer olarak görülür. Bu durum, insanın "dünya kaygısı" olarak adlandırılan bir ruh haline kapılmasına neden olur. Ancak Hristiyanlık, bu kaygıyı ortadan kaldırma yollarını da sunar: İsa’nın dünya üzerindeki varlığı ve Tanrı’nın İsa’da tezahürü, insana bu dünyayı aşma ve kaygıdan kurtulma umudu verir. Kierkegaard, kaygının bu şekilde yalnızca Tanrısal bir bilinçle çözülebileceğine inanır. Diğer bir yandan da Schelling göre, dünya insanın akılcı veya mantıksal açıklamalarla anlamlandırabileceği bir yer değildir. Aksine, dünya akıldışı ve anlamsız bir nitelik taşır. İnsan, kendi varlığını dahi tam anlamıyla kavrayamaz bir durumdadır. Bu da insanı, varoluşu boyunca anlamsızlık duygusuyla karşı karşıya bırakır. Burada kaygı, dünyaya değil, insanın kendi varoluşunun çözümsüzlüğüne yöneliktir. Sartre ise, kaygıyı özgürlükle ilişkilendirir ve Kierkegaard’ın teolojik çözümlemelerinin aksine, tamamen bireysel bir sorumluluk alanında değerlendirir. Ona
Korku ve KaygıHoimar Von Ditfurth · Aspekte der Angst · 199111 okunma
7/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 13:31
Otizmli bir çocuğun ve ailesinin yaşamda var olmak için sergilediği gerçekçi mücadelenin çarpıcı bir öyküsü... Otizm hiç de sanıldığı kadar kolay bir engel türü değildir.
Çok Hisseden ÇocukLorenz Wagner · Timaş Yayınları · 0150 okunma
10/10
·320 syf.··
2024 49. kitabı
10/10 Fitzek kalemiyle sonunda tanıştım... Fitzek'in bana neden onlarca kişi tarafından önerilen bir yazar olduğunu sonunda anladım. İnanılmaz akıcı bir kalemi, güçlü bir kurgu yeteneği ve en çok da etkileyici ters köşeleri var. Yazarın en çok önerilen kitabı Terapi'ydi. Dedikleri kadar varmış gerçekten. Barındırdığı gizem, olay örgüsü ve sonda çarpıcı bir final içeriyordu kitap. Uzun zamandır hiçbir kitaba 10/10 vermeyen ben, bu kitabın 10 puana layık olduğunu düşünüyorum. Psikiyatrik gerilim ve ters köşe seviyorsaniz mutlaka tavsiye ederim. Konusundan kısaca bahsetmek gerekirse, dört yıl önce kızını kaybetmiş bir baba olan psikiyatrist Victor Lorenz, bu trajediyle baş edebilmek için Parkum adlı bir adada inzivaya çekilir. Kızı Josy, sebebi bulunamayan bir hastalıkla cebelleşmektedir. Dört yıl önce babasıyla birlikte muayene için hastaneye gittiğinde ardında hiçbir iz bırakmadan kaybolur. Bir gün kapısını oldukça güzel bir kadın olan Anna çalar. Kadın, olağandışı bir şizofreni türünden muzdariptir. Öyle ki, kitaplarında yazdığı karakterlerin gerçek hayatta karşısına çıkıp hayatını zorlaştırdığını ifade etmektedir. Son romanında, sebebi bulunamayan ölümcül bir hastalığa sahip Charlotte adlı küçük kızın, ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboluşunu kaleme almıştır. Peki Anna'nın hayallerinde yer alan bu küçük kız, Victor'un kayıp kızı Josy olabilir mi? İşte bu kitaptan sizler için seçtiğim birkaç alıntı: "Dünyada belirsizlikten daha zalimce bir şey bulunmadığını anladım." "En zeki insanlar bile arada sırada çok budalaca ve gülünç, mantıksızca davranış biçimleri gösterirler." "Tahmin etmekle bilmek arasında yaşam ve ölüm bulunmaktadır." "Umut, insanın ayağına batan bir cam kırığı gibidir. Ayağında bulunduğu müddetçe, attığın her adımda canını yakar.
Alıntı
TerapiSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 20152,222 okunma