Dinliyordum. Bana zeki dediklerini duyuyordum. Yalnız şunu anlamıyordum: Herhangi bir kimsedeki erdemler, nasıl oluyordu da bir suçlu aleyhine ezici bir kanıt olabiliyordu.
"Bütün 'önermeler', tüm 'o değişmeden kalan katı şartlar' faydasız, Milena kendi hayatını yaşamak zorunda, başkasının hayatını değil. Elbette Milena'nın hayatında da sıkıntı var ama yine de bir sanatoryumdaki gibi 'sağlıklı ve sakin'. Milena artık sizden bunu bekliyor, başka bir şey isteği yok. Yaşayacağı mekanı belirlemenizi de istemiyor. Sizde kalbinizin sesini dinleyin, onunla sanki başka biriyle konuşuyor gibi eşit şartlarda konuşun. Ani bir çıkış yaparak çekip gitmeyin. Milena'nın istediği bu. Bunları yaptığınız zaman, Milena'yı da üzülmekten kurtarmış olacaksınız. Siz de rahatlayacaksınız, Milena sizin için bir 'mutsuzluk' kaynağı olmayacak. "