Losify

Losify
Kuşlar da kaderle uçar ``
Bir entelektüel ültimatomu
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2022 02:00
Çıktığı kabuğu beğenmemek değil bu, kırdığı kabuğu üzerinden çıkartıp atmak. Zira çıktığı kabuğu beğenmeyen, kabuğun içini de dışını da tanımaz; sadece bir aşağılık kompleksi hastalığına tutulmuştur. Oysa kabuğu kırıp çıkan, bütün kompleks hastalıklarına galebe çalmıştır. Yakup Kadri, ikinci nevinden bir kudrete sahip bana göre. Bence buradaki ızdırap da hem köyü hem şehri; hem köylüyü hem de şehirliyi çok iyi tanımaktan kaynaklanıyor. Zira “Yakup Kadri köylüleri hakir görüyor” diyenler, köylüleri hiç okşamamış uzaktan seviciler. Dolayısıyla muhabbetleri sahte ve siyasi. Bu haseple yargıları da politik ve demagojik… Basit gibi görünür ancak birçok kimsenin tecrübe edemediği ve dolayısıyla gözlemine mevzu edip muhakemesine konu edemediği bir iştir kır-kent mukayesesi. Bir çok kişi tarafı olduğu kısımdan diğerini yargılamak suretiyle ancak inancını pekiştirmek için bu uğraşa yeltenir. Ancak objektif bir betimleme için birçok etkenin bir arada bulunması gerekir ki bunun başında da dürüstlük ve cesaret gelir. Bir çok tarafgilde olmayan bu meziyetler Yakup Kadri’de en kamil şekilde tecelli etmiş. Bu yüzden tespitleri yetkin ve isabetli. Böylesi bir gözlemin oluşması için evvela köyden şehire yahut şehirden köye bir göç gerekir. İlki kompleks hastalığına davetiye çıkardığından ikincisi daha isabetli görünmektedir. Her iki tarafı da (köy-şehir) yakinen gözlemlemiş ve her iki tarafta da uzun süre yaşamış bir okur olarak, -Yakup Kadri bir göçmen olmasa bile- onun köylü bilincini çok iyi tanıdığını ve dolayısıyla köylü bilincine dair çözümlemelerinin isabetli olduğunu, hayranlıkla ifade edebilirim. ... Pek tabii eser yalnız köylülerin bireysel bilinçlerinin çözümlemelerine hasredilmiş de değil. Bir bütün olarak köylülük bilinci de eserde ziyadesiyle çözümlenmiş. Ve bu
Edebiyat
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,5bin okunma
Losify
Harika değerlendirme
Reklam
Birinci dünya savaşında Osmanlı ordusunun dini bilgisi
Daha ilk derste belli oldu ki bu bölükte, hangi dinden olduğumuzu doğru dürüst ve kesin olarak bilen kimse de yoktur. Derse başlarken İstanbullu başçavuşa dersi sadece dinlemesini, sual cevaplara katılmamasını söyledim. Sonra da askerlere sordum: — Bizim dinimiz nedir? Biz hangi dindeniz? Hep birden : — Elhamdü-l-illâh Müslümanız, diye cevap vereceklerini sanıyordum. Fakat öyle olmadı. Cevaplar karıştı. Kimisi «İmamı âzam dinindeniz» dedi. Kimisi «Hazreti Ali dinindeniz» dedi. Kimisi de hiç bir din tayin edemedi. Arada: — İslâmız, diyenler de çıktı ama; — Peygamberimiz kimdir? deyince, onlar da puslayı şaşırdılar. Akla gelmez peygamber isimleri ortaya atıldı. Hatta birisi: — Peygamberimiz Enver Paşadır! dedi. İçlerinden peygamberin adını duymuş olan birkaçına da: — Peygamberimiz sağ mı? Ölü mü? deyince iş gene çatallaştı. Herkes aklına gelen cevabı veriyordu. Bir kısmı sağ, bir kısmı ölüdür tarafını tuttu. Fakat birisinin kuvvetle konuştuğunu, yahut bir tarafın daha ağır bastığını görünce, diğer tarafın da kolayca o tarafa kaydığı görülüyordu. Peygamberimiz sağdır diyenlere: — O halde peygamberimiz hangi şehirde oturur, diye sordum. Cevaplar tekrar karıştı. Onu İstanbul’da, Şam’da yahut Mekke’de yaşatanlar oldu. Hiç bir yer tayin edemeyenler daha çoktu. Peygamber Ölmüştür diyenlere de: — Peygamberimiz ne kadar zaman evvel Öldü? denildiği zaman bu sefer onlar şaşırdılar. Yüz sene önce, beş yüz sene önce, bin sene önce diye gelişigüzel cevaplar verenler oluyordu. Fakat çoğu, vakit tayin edemiyorlardı. Dinimizin adı ve peygamberimiz bilinmeyince de din ilkelerini ve ibadetleri doğru dürüst bilen hiç kimse çıkmadı. Ezan dinlemişlerdi. Fakat ezan okumayı bilen yoktu. Namaz kılan bir iki kişi çıktı. Fakat onların da hiç biri, namaz surelerini yanlışsız okuyamadı.
Losify
Cehalet insanlık var olduğu müddetçe devam edecek. İnsan her dönemde insan..