Övülmeyi severim ama böyle yüzüme karşı söylenince dilim tutulur, ne diyeceğimi bilemem. Şimdi de öyle olmuştu, bir teşekkür ederim bile çıkmamıştı ağzımdan.
"...Akrabanın adı ne demiştin?"
"Adını söylememiştim."
"Bak, işte görüyorsun, o kadar da güçlü değilmiş belleğim,"
"Bence hiç fena değil," dedi Katya. Manidar bir ifadeyle mi bakmıştı, yoksa bana mı öyle gelmişti anlayamadım. "Geçmiş ilgini çekiyor." diye sürdürdü. "Belki de tarihçi olmalıydın ya da romancı. Her iki meslek için de bellek çok önemlidir."