"Yok canım, Selim çok bilgilidir."
"Malumatfuruş demek istiyor." dedim. Katya bu sözcüğün anlamını bilmiyordu.
"Ne? Ne?"
"Malumatfuruş, yani kimsenin işine yaramayacak bilgileri toplayıp, ukalalık yapan kimse," diye işi sulandırmak istedim. Ama Nihat izin vermiyordu ki.
Doludizgin yaşarken, ölüm nedense öyle kolay kolay aklına gelmiyor insanın. Şimdi düşünüyorum da, belki de en güzeli budur: Farkına varmadan yaşamak, farkına varmadan ölmek. Fakat yaşam, herkese bu ayrıcalığı tanımıyor, ya da bir yere kadar tanıyor.