Mutlaklık Medeniyetinin ışıktan cevheri islâm mayasını Asya hamuruna katıp yoğuran Maveraünnehir Medeniyetinin eşsiz akıncıları olan atalarımız, Anadolu'ya gelip Batı'ya karşı, son çağların büyük seddini, adeta Zülkarneyn Seddi'ni oluşturdular. Çin'i fethedip Çin Seddi'ni tesirsiz hale getiren Batılıların ne mütemadi akınına, Çin Seddi'nden daha çetin olan bu mânevî sed sekiz yüz yıl dayandı. Ancak, 20. milādi yüzyıldadır ki, ruhumuzun ördüğü suru taş taş sökmeye ve burçlarını blok blok yere sermeye başladılar.
Ey Anadolu! Sökülen her taşının dökülen harçlarından kan ve gözyaşı damlıyor. Yunus Emre'nin: "Akar Allah deyu deyu" diye tasvir ettiği cennet nehirlerinden örnek olan ırmakların, yoz ruhun verimi bir kirlenişle, kapkara, suskun ve durgun!