Dediğine göre, kalbi pare pare eden kaybın yası hakkıyla tutulup, duygular utanmadan, korkmadan, ertelenmeden doya doya yaşandıysa, şimdi sırada barışma faslı vardı. Gidenin ardından yapılması gereken, onun hayatımızdaki varlığıyla el sıkışıp medenice ayrılmak, sonra da yokluğuyla barış imzalamaktı.
Yan yana oturuyor fakat konuşmuyorduk. Çok şey söylemek istiyordum aslında. Ama çok şey söylemek gelince içinden, susmalıydı insan. Birine çok şey söylemek istemek, o birini haddinden fazla önemsemekti çünkü. Böyle aşırı önemseyen, kaybetmemek için ne yapacağını bilemezdi. Hata üstüne hata yapardı o yüzden. Ve sonunda muhakkak kaybederdi.