Çok uzun zamandır okumak istediğim halde bir türlü okumaya başlayamadığım bir kitaptı. Çok şükür artık okuduklarım bölümünde yer alıyor. Okurken neredeyse her cümlenin altını çizdim (Neden böyleyim bilmiyorum). Werther'in duyarlılığında, hislerinde, hayata, insanlara ve olaylara bakış açısında kendimden bir şeyler bulduğum için midir bilmem çok kez onun yerine kızdım, sevindim, hüzünlendim.. Bunalımlarında aynı karanlığın içinde boğazımı düğümledim. Kitabı baştan sona saran melankolia beni de sardı.. Henüz okumamış ya da bitirmemiş olanlar için olayların akışı ve sonucu hakkında detay vermek istemiyorum. Ahlaki olarak tepki verebileceğim durumlar da mevcuttu fakat bunu bir eleştiri olarak yazmaya gerek görmüyorum çünkü değerler, kurallar, düşünceler, toplumlar ve insanlara göre değişken ve görecelidir. Kıymetli öğretileri var. Çok daha önce okumam gereken kitaplardan birisiydi fakat nasibi bu zamandaymış. Sonuç olarak beğenerek okudum ve okumayı planlayanların da hayal kırıklığı yasamayacağını düşündüğüm bir kitap.
Genç Werther'in Acıları
15.11.21
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150bin okunma
Beklentisizce, aramadan bulmak.. Buldugunu kaybetmek.. Kaybına rağmen kendini kaybedememek.. Yıllanmıs bir çocuk ruhunun bedenselleşmiş acısı... İnsanın içi sızlar mı... sızladı..
04.01.19
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
Fransa'da arzularının esiri asil bir kadın. Sürgünle gelen itibar kaybı, ruhsal iniş-çıkışlar ve neticesinde şahit olduğumuz bir çöküş. Beşeri arzularına yaşama sebebi olarak bakan bu kadının gücünü ve güzelliğini kaybedişiyle başlayan farkındalık. Fakat bu farkındalık bir uyanışın aksine bir biri ardına uzanan yanlışlar zincirinin sağlam bir halkasıdır. Hayattan koparabileceği her şeyi elde etmiş bu kadının yaşamından tek alacağı kalmıştır artık o da ölüm... Tüm planlar ve hesaplarının aksine bir ölüm... Bolca ruhsal betimleme ve bunalım yansımaları neticesinde altı çizili onlarca cümle olarak tekrar kitaplığına yerleştirdiğim bir kitap,
Bir Çöküşün Öyküsü
19.07.18
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
Kafkaokur zaten çok beğendiğim, her yeni sayıyı büyük sabırsızlıkla beklediğim, yazılarını severek takip ettiğim bir dergidir. Daha dergi dağıtıma çıkmadan internet sitesinde kapağında Nazan hocanın olduğunu gördüğüm an daha bir heyecanla beklemiştim bu sayıyı... Varlığına hayran olduğum kadın Nazan Bekiroğlu vardı bu sayıda.. Okumasaydım affetmezdim kendimi. Hep söylerim; Nazan hocanın kalemiyle tanışmamamış, kelamıyla eksiklerini tamam etmemiş okur kalmamalı. Sanırım editörler de benimle aynı fikirde ki #kafkaokur bu sayıda bu dileğe hizmet etmiş...
24.04.18
Heba benim Hasan Ali Toptaş ile gec kalınmış tanışıklığım oldu. Yazılacak, söylenecek o kadar çok şey var ki... Ev sahibemiz Binnaz Hanımın da dediği gibi, ""Sonun son olduğunu bilince insan telaşlanıyor haliyle; ya boğazına bir şey düğümleniyor da dut yemiş bülbül gibi susup kalıyor, ya da bencileyin çenesi düşüyor. Çenesi düşünce volkan olup aniden püskürmek her şeyi bir çırpıda anlatmak istiyor tabi. Halbuki şey dediğimiz her şey ne kadar dağınık bir şeydir öyle değil mi; onu dile getirmek şöyle dursun, tastamam hayal etmek bile imkansızdır.(32)" Kitapta her cümle başka başka dünyaların kapısını aralıyor. Bazı cümleler var onları okurken düşündüm bu duyguyu belki defalarca yaşadım ama bir kere bile böylesine güzel, böylesine özel bir anlatımla dile getiremedim. Böylece yazara cümlelerce tekrar tekrar hayran kaldım. Açık konuşmak gerekirse ilk zamanlar tedirgin oldum ve sadece bu cümleler için okumaya devam ettim. Fakat 'sınır'a geldiğim vakit yazarımızın da dediği gibi, "İşte o vakit dünya benim gözümde büyük bir gürültüyle yıkıldı da tepeden tırnağa yeniden kuruldu.(41)" işte o vakit Heba, "Hıçkırklarla dolu karanlık bir bulut gibi öylece duruyordu.(42)" Okurken beynimi kemiren doğrularla kalbimden taşan duygular müsademeye tutuşmuş iki taraf olup birbirlerine hücum ettiler. Bir taraf gözlerimden süzülürken diğer taraf gögüs kafesimi aşındırıyordu. Nihayet hepsi de ortak bir noktada buluşup boğazımda düğümlendi. Bazen satırları aşıp dakikalarca bir boşluğa dalmış buldum kendimi... Bazen de öfke karışmış gözyaşlarımla çekildim bir köşeye.. Bir müddet uzaktan baktım kitaba, gerçeğin acısına yaklaşmaya cesaret edemedim. Velhasıl kitabı bitirdim. Şimdi inceleme başlığı altında bu yazdıklarımın nitelikli bir inceleme özelligi taşımadığını biliyorum. Zaten kelime hazinem
HebaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20165bin okunma