Kimseyi dinlemeyip kendi istediğini yapan ama hep karşı çıkılan kişidir kendisi. Yazar olmak için aç kalan parasız kalandır aslında.
Şöhreti duyulduktan sonra ise herkes tarafından hoşnutluk gördü ama bunun nedenini asla anlayamadı. En çok kafasını karıştıran şeyde buydu.
Ruthu hiç sevemedim. Martin’i hep kendi kalıbı içinde görmek istedi… aşk böyle bir şey miydi? Kendi kalıbı içine almak istemeden sevemez miydi?
Sonunu güzel bekliyordum ama umduğum gibi olmadı. Her zaman güzel bir son olacak değil tabii ama Mart’in güzel bir son hak ediyordu. Belki de hayat bunu yapması gerektiğini istedi bilmiyorum.
Hepimiz içimizde bir Martin taşıyoruz aslında. İstediğimizi yapmaktan kaçınmıyor ama çevremiz tarafından istemediklerimize zorlanıyoruz. Umarım bir gün hepimiz istediğimiz her şeyi elde edebiliriz.
Öncelikle merhabalar. Abla dediğim biri tarafından hediye edilen bir kitaba başladım ve 24 saat dolmadan bitirdim. Akışı çok güzel. Bir çok kişi abartıldığını düşünmüş ama benim çok sevdiğim bir kitap oldu ve abartıldığı kadar varmış diyebilirim. Yazarın kalemi çok ama çok güzel.
Kitaptan öğrendiğim bir kaç şeyden biriside; pişmanlıklarımıza takılmayıp yaşadığımız hayatı yaşanır kılmak bizim elimizde. Her hayatta olduğu gibi bu hayatı biz yaşıyoruz ve kimsenin hayaline takılmadan ilerlememiz gerektiğiydi.
Bu hayatı biz yaşıyorsak akışına bırakmayalım. Ne yapmak istiyorsak onu yapalım(kimseye danışmadan). Ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz o yüzden yapmak istediklerimizi yarına bırakmayalım
.
Bugün başladım bugün bitirdiğim bir kitap oldu. Çok ama çok güzeldi. Hiç ağır bir dili yok ve sürükleyici bir kitaptı. Okumanızı tavsiye ederim. Aşağıda spoiler var!!!!
-
-
-
-
-
-
-
-
Şiirde yargıç vardı ve bir ölüm yoktu burda bir şeyleri anlamak mümkündü ama öldüğünü düşünmüştüm. Ayrıca okurken bazı ipuçları da vardı ama fark etmedim :’(
İnanılmaz bir kafayla yazıldığını düşünüyorum. Çok iyi düşünülmüş ama fazlasıyla detay vardı. Bazı yerleri okumadan geçtim. Evet detaylarıma rağmen güzeldi ama sonu yetersiz geldi.
Ben kitaplarda ki alıntıların altını çizmem, post it yapıştırırım. 263 sayfalık kitaba kaç tane post it yapıştırdım bende bilmiyorum. En çok post it yapıştırdığım kitap arasında raflarda yerine aldı.
.
Gelelim incelemeye bir kızın hayatından kayıp gidenleri anlatıyor diyebilirim. Çocukken yaşadıklarının büyüyünce nasıl etki ettiğini gördüğümüz bir kitap. Erkek tarafından yazılmış olduğu halde kadını nasıl güzel ele almış olduğunu gördüm ve çok mutlu oldum. Evet klasik bir konu olsa da hayatımıza dokunabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.