Nermin Yıldırım'ın gitgide daha çok müptelası oluyorum.. Unutma Dersleri'nden sonra bu kitaba başladım ve ikisi de nasıl aktı gitti, bilmiyorum bile. Dili harika, okudukça okumak istiyorsunuz, sayfalar arasında kayboluyorsunuz. Bir Rikkat oluyorsunuz, Bir Esin.. Bir yandan Ev'in içindeki kapalı duvarlar arasındaki esaret bunaltıyor içinizi, bir yandan büyük Ev'in içindeki Rikkat'ın özgürlüğüne eşlik eden yalnızlığının içindeki esaret sıkıyor ruhunuzu.. Ama hiç sıkılmıyorsunuz okurken. Bazı kitaplar günlerce, haftalarca elimde sürünür ama yazar Nermin Yıldırım olunca, bir solukta bitiyor romanımız.
Rikkat belki de yaşamının son zamanlarında hayatına "gerçekten" anlam katabilecek bir şey yapmak istemişti, bir kez olsun o dengede, orta yolda olmaktan çıkıp kayda değer bir şey yapabilmiş olmayı çok istemişti, ve aslında yaptı da...
Herkes özgürlüğünü başka bir şekilde elde etmeye çalışıyordu aslında, birisi manevi özgürlüğünü, ruhunun ihtiyacı olan özgürlüğü, anlam arayışını, birisi de maddi özgürlüğünü...
kesinlikle yeni kitaplarla devam edeceğim Nermin Yıldırım yolculuğuma...