#okudumbitti #kamelyalıkadın
Alexandre Dumas bütün eserlerini okumak istediğim beğendiğim bir yazar
19.yüzyıl Fransa’sında genç bir avukat olan Armand genç bir kadınla tanışır ve ona aşık olur. Aşık olduğu bu kadın Fransız çevresinde parlak bir geçmişi olmayan bir kadındır. Geçimini zengin ve yaşlı adamların metresi olarak geçirir. Lüks ve şatafatlı hayatı sever ve bu şekilde yaşar . Belkide bu yaşamını çok fazla dert etmez zaten verem hastasıdır.Armand ne olursa olsun bu kadınla tanışır ve Marguerite’e aşkını ispatlayarak aralarında masum diyebileceğimiz bir aşk başlar . Marguerite eski hayatını terkederek sadece kendini Armand’a adar.
Armand çok genç biridir ve yer yer gençliğinin verdiği yeniyetmelikle aşkının çocuklaştığını da okuruz romanda. Kıskançlık, duygularının yoğunluğunda bocalaması olarak körlemesine bir sevgi duyar ve böylece kendi ailesinin ve adının Marguerite’le yaşadığı aşk karşısında karalanmaya başladığını farketmez. Ki bu kadının hali hazırda fazlaca aşıkları vardır .
Armand’ın babası olaya el atar ve ikili arasında başlayan aşk, tutku ve heyecan baltalanır ve yerine Armand’ın bilmeden gurur ve kibirle gelen eylemleri nedeniyle hikayeyi trajediye doğru evirir.
Yazarın olayları anlatış şekli (belki o dönemde tepki çekmemek adına) örtülü ve biraz çekimser geldi bana.
Toplumun ahlaki değerleri, sosyal yaşamı ve cemiyet yaşamının ekseninde baştan kaybedilmiş bir aşk hikayesi Kamelyalı Kadın.
Kamelyalı Kadın ismi ise Marguerite’nin opera izlemeye geldiğinde beyaz kamelya takmasından dolayı bu ismi almış
Kitabın sonu ise oldukça dram yüklü ve sorgulatıcı idi.
#tavsiyedir #dünyaklasikleri#fransızklasikleri Kamelyalı KadınAlexandre Dumas