H.A

H.A
@lowbattery
Evren hakkında anlaşılabilir olan en anlaşılmaz şey, anlaşılabilir olmasıdır Albert Einstein
Yeni yaşımın ilk gününe 'Günaydın' :)
Yeni yaşıma, ruhumun en sakin köşesinden kendime minik bir not bırakarak başlıyorum: 'Her şey olması gerektiği kadar, olduğu haliyle güzel; tıpkı senin gibi.' Hayatın bazen fazla gelen gürültüsünü nazikçe susturup, sadece kalbimin o yumuşak ritmine eşlik etmeyi seçiyorum. Artık her şeyi kafaya takmak yerine, akışın nezaketine güvenmenin; hatalarımla ve eksiklerimle kendime sarılmanın ne kadar kıymetli olduğunu biliyorum. Aslında her şeyin bir zamanı olduğunu, bazen sadece durup nefes almanın en büyük iyilik olduğunu bugün daha iyi anlıyorum. Kendi iç dünyamdaki o yumuşak ışığa güvenmeyi, hatalarımı birer yıldız gibi geceye bırakmayı öğrendim. Kimsenin ne beklediğiyle ilgilenmiyorum; ben, kendi içimdeki o masalsı ritme eşlik eden, kendini tüm eksikleriyle şefkatle sarmalayan o kadını çok seviyorum. İyi ki doğmuşum, iyi ki kendime en güvenli ve en huzurlu sığınak olmayı başarmışım...♡
Alıntı
Reklam
"Ne yazık, nasıl yaşanacağını öğrenmek için șimdiye kadar, bedenimin kanserle delik deşik olduğu şu ana kadar beklemek zorunda kaldım!"
Önsözden...
Ne çok istek. Ne çok özlem. Ve ne çok acı, yüzeye ne kadar yakın, yalnızca birkaç dakika derinde. Yazgı acısı Varoluș acısı. Hep orada olan, yaşam zarının hemen altında sürekli uğuldayan acı. Ulaşılması böylesine kolay olan acı.
Aşk kaç beden giyer? ;)
Puan vermedi·64 syf.·
2026 34. kitabı
Aşk... Ya da Eros... Mite göre Eros güzellik tanrıçası Afrodit ile savaş tanrısı Ares'in oğlu olarak tasvir edilir. Hikayesini ise biliriz. Psyche'i kıskanan güzeller güzeli Afrodit bu kiniyle Eros'a bir görev verir. Eros'un görevi psyche'yi (ruhu) dünyanın en çirkin yaratığa aşık etmektir. İşler ters gider ve Eros'un oku kendine döner, psyche'yi kendine aşık eder. Burada aşk planlananın değil, sapmanın içerisinden doğar. Buna çok öfkelenen Afrodit ise bir yığın zorlu görevlerle Eros ve Psyche 'nin kavuşumunu engeller. Çünkü aşk dönüşüm ve gelişim ister. Han'ın kitaplarında sıklıkla tekrar ettiği gibi; Modern insan ise cezayı artık bir tanrıdan değil, kendinden alıyor. Bir farkla 'Ödül' sandığı sey kocaman bir yanılgı. Çünkü kendine hedefler koyuyor, kendini ölçüyor, kendini zorluyor. İdeal aşka özlem büyürken, ona yaklaşma ihtimalimiz de gittikçe azalıyor. Düşünürlerse Eros kavramını sadece romantik bir aşkın ötesinde; evrensel bir güç, yaşam enerjisi veya hakikat arayışı olarak tanımlamışlardır. Platon'a göre Eros, mitteki gibi güzellik ile başlayıp idea edilen, yüksek hakikate ve ruha ulaşma isteği. Jung'a göre bir bağ kurma şekli, Freud'a göre yaşam dürtüsü, Schopenhauer 'a göre bir araç...v.b Byung chul Han ise aşkı; Başka'ya, farklı olana kulaklarımızı tıkadığımız yerde arıyor. Ona göre; Günümüzde bu aynılık cehennemi içinde Erosa (aşka) yer olmamasının nedeni budur. Cünkü Atopik başka'yı kabul etme cesareti göstermek yanında değişim ve dönüşüm gerektirir. Bir kendilik 'Kıyamet' i çağırır. Eros'un ızdırabı ise Han'a göre burada başlar... Aşk neden can çekişiyor? Han'a göre aşkın ölmesinin tek bir sebebi yok. En önemli neden ise; Han'ın düşünce biçiminin merkezini oluşturan 'Performans toplumu ilkesi' bugün her alanda olduğu gibi aşk ve cinselliği de
Alıntı
Eros'un IstırabıByung-Chul Han · Metis Yayıncılık · 20191,507 okunma