Sevgi, tadını çıkardığı, alıştığı, kanıksadığı, zaten hakkı olduğunu düşündüğü, hayatını kolaylaştıran, yararlı, kullanışlı bir șeydi. Onunsa gönlünün kapısı kilitli, içini vermesini bilmiyor; bunca sevilmiş birinin, başkalarıı sevemiyor oluşu, içinde yumağı çözülmemiş zorlu bir düğüm olduğunu düşündürüyor.
Anlamayı, üstesinden gelmeyi, babasından ve diğerlerinden caymayı? Hayır, hiçbirini! Babası gibi kalmakta ısrarlı hiçbir oğul bunu göremez. Bir zamanlar babasında karşı çıktğı her șeyi, için için kendinin kuşandığını görmeden yürürler kendi hayatları sandıkları babalarının çıkmazlarını.
Kaybedenler, kendi kendini yetiştirmiş kişiler gibi, kazananlara oranla çok daha geniş bir bilgi ağına sahiptirler; kazanmak istiyorsan tek bir şey bilmen, her şeyi bilmekle zaman yitirmemen gerekir; derin bilginin hazzı kaybedenlere özgüdür. Biri ne kadar çok șey billyorsa, işleri o kadar ters gidiyor demektir.