Eda

Eda
@lt845
 Ve aslında en korktuğum şey buydu –çünkü istediğin bir şeyi yapmamayı, senden esirgemeyi başaramazdım! Fakat o çocuk benim için her şey demekti, çünkü sendendi, ikinci bir Sen’di, ama aynı zamanda da artık Sen değildi, yani o mutlu, o kaygısız, elimde tutmayı artık başaramadığım sen değildi, onun yerine –böyle düşünüyordum– her zaman için bana verilmiş olan Sen’di, bedenimin mahpusuydu, hayatıma sımsıkı bağlıydı. Şimdi artık sonunda seni yakalamıştım, seni, hayatının gittikçe serpilip geliştiğini damarlarımda hissedebiliyordum, seni besleyebiliyor, susuzluğunu giderebiliyordum, ruhumda yakıcı bir arzu uyandığında seni okşayabilir, öpebilirdim.
Reklam
Bağışla beni, eğer kalemimin mürekkebine arada sırada bir damla acı da karışıyorsa, evet, bağışla –çünkü çocuğum, bizim çocuğumuz hemen şuracıkta, mumların titreyen ışıkları altında ölü yatıyor; Tanrı’ya yumruklarımı sıktım ve ona katil dedim, duygularım bulanık ve karmakarışık.
Sana yük olmaktansa her şeyi kendim üstlenmek ve hayatındaki bütün kadınlar arasında hep sevgiyle, hep şükranla hatırladığın tek kadın olmak istiyordum. Ama sen, elbette beni hiç düşünmedin. Beni unuttun.
Ancak artık kadere boyun eğmiş olanlar, hakiki anlamda bilen kişilerdir.
Ben, bütün o zaman boyunca yalnızca sende yaşadım.
Reklam