Eğer çıkışının olmadığını bildiğim bir ormanda yaşayan biri olsaydım bu ormanda yaşayabilirdim; ama ben ormanda yolunu kaybetmiş, kaybolduğu için sağa sola koşup duran, attığı her adımın kafasını daha çok karıştırdığını bildiği halde oraya buraya koşmadan yapamayan biri gibiydim.
Gerek şimdi gerekse eski zamanlarda güvene dayanarak kabul edilen ve dış baskıyla sürdürülen din kuralları, bu kurallara zıt bilgilerin ve yaşam deneyiminin etkisi altında yavaş yavaş eriyor ve insan, kendisine çocukluğundan itibaren açıklanan din kurallarının çoktandır izi bile kalmadığı halde, uzun bir zaman boyunca bu inanç kurallarının kendisinde bir bütün olarak bulunduğunu zannederek yaşıyor.