Bir fırkât mektubu
Bazı vedalar yüksek sesle değil, rakik bir sükûtla olur. Yıllardır burada, kitapların gölgesinde, mektupların hüznünde ve kalemin ince sızısıyla yürüdüm. Bir cümlenin melankolisinde durduk bazen; bazen bir satırın kıyısında, hüzzam makamı gibi insanın içine çöken o tarifsiz duyguyu paylaştık. Fakat zamanla fark ettim; herkes biraz kırık, biraz eksik, biraz yokluğunun hüznünü taşıyor. Okudukça, denk geldikçe, insanın ruhuna sessiz bir keder siniyor. Bazı kalpler, başkasının hüznünü fazla taşıyor galiba. Benimki de biraz yoruldu. Bu bir küskünlük değil. Bir sitem hiç değil. Belki sadece bir fırkat vakti… Çünkü insan bazen en sevdiği yerden bile, kalbinin sesini incitmeden çekilmeyi seçiyor. Burada biriktirdiğim şey sadece kitaplar değildi; aynı satırda durduğum insanlar, görünmeyen dostluklar ve hiç gönderilmeyen mektupların duygusu da vardı. Şimdi usulca susuyorum. Belki her ayrılık biraz vuslattır, kim bilir. Bir gün aynı kitabın sararmış bir sayfasında, eski bir mektubun hüznünde ya da unutulmuş bir cümlenin kıyısında yeniden karşılaşırsak, birbirlerimizi tanırız. Kalplerinize lütfen rakik davranın. Ve mazur görün ; bazı ruhlar hüznü fazla taşıyınca, biraz sessizliğe çekiliyor. “Her ayrılık, içinde biraz kavuşma taşır" der ya Rilke, belki bir zaman sonra buluşma safhası da olabilir. "Bazı insanlar gider, ama gidişleri kalır." dizesini muhakkak okumuşsunuzdur. Her ne kadar çoğunlukla melankolik, kırgın ve kırık cümleler tarzında yazmışsamda; inşallah sizlerin nazarında teskin edici, öğretici, farkındalık yaratacak kelimeler bırakmışımdır. Tüm değerli takipçilerim ve takip ettiğim kişilere gelince; onların her satırı emek ve kalbin nakışı gibi işlenmiş, cümlelerden ve şiirlerden öteye bir nefes durağıdır benim kalbimin nezdimde... Ve onlara Rainer Maria
Heidegger, Hölderlin ve Şiir Dili Konusu kitabından
Yeni Bir Dasein Şiirine Doğru Fransız şair Arthur Rimbaud, şiirsel strateji üzerine yazdığı mektuplarda sık sık şu ifadeyi kullanır: “je est un autre,” yani “ben başkasıdır.” Bu formülasyon ilk bakışta benliğin coşkulu bir terk edilişini düşündürebilir; bu durum, belki de şairin Illuminations adlı eserindeki “Enfance” şiirinde üstlendiği çoklu bakış açılarıyla doğrulanır; orada şöyle ilan eder: Ben, terasta huzur içindeki hayvanlar gibi dua eden azizim... Ben, karanlık koltuktaki bilginim... Ben, büyük yolun yayasıyım... Terk edilmiş çocuk da olabilirdim rıhtımda, gökyüzüne değen alnıyla yolu izleyen küçük çiftlik uşağı... Rimbaud’nun şiirini, titreşen imgelerden oluşan bu sembolizmi, tekil bir benlik biyografisine sabitlemek mümkün değildir. Yine de Rimbaud mektuplarında, alışılmış algıların altüst edilmesini, hatta duyuların yönünü şaşırmasını içeren ve erken dehasının patlamalarına eşlik eden şiirsel yöntemini betimlerken, ima edilen şey “süreç hâlindeki” bir benlik ya da öznedir. Yöntemini açıklarken şöyle yazar: Şair, kendisini uzun, olağanüstü ve bilinçli bir biçimde tüm duyuların düzenini bozarak bir kâhine dönüştürür. Sevginin, acının ve deliliğin her türünü yaşar; kendini araştırır; içindeki bütün zehirleri tüketir ve geriye yalnızca onların özlerini bırakır. Dile getirilemez bir işkencedir bu; içinde tüm inancına ihtiyaç duyacaktır… Çünkü bilinmeyene ulaşır! Ruhunu geliştirmiştir — başlangıçtan beri herkesten daha zengin bir ruhu vardır! Bilinmeyene ulaşır; ve sonunda yarı delirmiş bir hâlde, gördüğü şeyleri anlama yetisini yitirse bile, onları görmüştür. Arthur Rimbaud’nun betimlediği yönelim bozukluğu, onun yapıtlarında, Charles Baudelaire’de, Guillaume Apollinaire’de ve Franz Kafka’nın yazılarında gördüğümüz gibi, yalnızca fantastik ya da yüce olana
Felsefe
Reklam
Melik | el-Melik İsminin Anlamı EL-MELİK: Bütün mevcudatın gerçek sahibi ve tek hükümdarı. Sözlükte, sahip olmak, istila etmek, kuvvetli olmak, yoğurmak, hükmetmek, kontrol etmek, irade gibi anlamla gelir. Tâhâ 114 ve Mü‟minûn 116. ayetlerde “el-Melikü‟l-Hakk (Gerçek Hükümdar)” şeklinde Allah tanıtılmaktadır. Haşr 23 ve Cuma 1. ayetlerde ise “el-Melik (Mutlak hükümdar)” şeklinde marife ve el-Kuddûs ismi ile beraber zikredilmektedir. Böylece hem Allah‟tan başka gerçek melik olmadığı, hem de Allah‟ın hükümdarlığının her türlü eksiklik, kusur ve ayıptan uzak olduğu vurgulanıyor. Bizim gördüğümüz veya göremediğimiz her âlemin ve içinde yaşayan varlıkların her birinin tek yaratıcısı ve tek sahibi Allah’tır. Yaşadığımız evrenin ezelî ve ebedî hükümdarı, Kralı, Padişah-ı Zü’l-Celâli de O’dur. İçindeki bütün yıldızlar, galaksiler, nebülözler, dev cüceler, ak cüceler, kara deliklerle birlikte uzay ve kâinat, insanlar, hayvanlar ve bitkiler, paralel evrenler ve göremediğimiz âlemlerde yaşayan bütün ruhaniler; melekler, cinler, şeytanlar ve diğer ruhaniler ve daha bilemediğimiz pek çok varlık Allah’ın hükümranlığında ve emri altındadır. Sayısız âlemlerin mülkünü ve idaresini elinde bulunduran ve buralarda hüküm süren olağanüstü düzenin hayat bulmasını sağlayan yalnızca âlemlerin Rabbi olan Allah’tır. “İnsan, kendisinin başı boş bırakılacağını mı sanıyor?”(Kıyamet, 75:36) Melik | el-Melik ile ilgili Ayetler Melik isminin geçtiği ayetler: 1-“İşte Kuran’ı, Arapça okunmak üzere indirdik, onda tehditleri türlü türlü açıkladık ki belki sakınırlar yahut onlara ibret verir. Gerçek hükümdar olan Allah Yüce’dir.” (Tâhâ 113, 114) 2-“Sizi boş ve anlamsız bir oyun için yarattığımızı ve Bize dönmek zorunda olmadığınızı mı sanıyordunuz? Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. O’ndan başka
Din
Uzaktan seviyorum seni, bir yıldız gibi bakıyorum sana, dokunmadan, ses etmeden. Adın kalbimin en derinlerinde saklı. Uzaktan seviyorum seni, bir dua gibi dilimde adın, yanında olamasam da gülüşün içimde bahara dönüşür. Bir gün yollarımız kesişmese bile bu sevgi eksilmeyecek içimde. Çünkü bazı sevgiler vardır, yakın olmasa da kalbin en derininde yaşar. Uzaktan seviyorum seni, rüzgâr bazen adını fısıldar bana. Gözlerimi kapatırım o an, sanki yanımdaymışsın gibi. Maria
Dua Saatleri Kitabı
Açık ol her şeye; güzelliğe ve dehşete. Yürümelisin sadece. Erişilmez değil hiçbir his. Dua Saatleri Kitabı
Neo romantik besteler üreten Henryk Gorecki'nin meşhur kederli şarkılar bestesi 3. Senfonisinin sözleri : 1.Bölüm: "Sevgili ve seçilmiş oğlum, Yaralarını annenle paylaş; Çünkü ben seni, sevgili oğlum, kalbimde taşıdım, Ve sen her zaman ruhumun neşesi oldun. Konuş annenle, teselli bulsun kalbim, Çünkü beni terk ediyorsun, benim sevgili umudum." 2.Bölüm: "Anne, ağlama, hayır. Göklerin Saf Kraliçesi (Meryem Ana), Bana her zaman destek ol. Selam sana Maria." 3.Bölüm: "Benim sevgili oğlum nereye gitti? Zalim düşmanlar onu isyanda öldürdü galiba. Ey zavallı insanlar, Tanrı aşkına söyleyin, Neden öldürdünüz benim oğulcuğumu? ​Senin için hiçbir yerde dinlenme durağı yok, En uzak yolları arşınlasam da. Ve Tanrı’nın sunağına varsam bile, Tanrı ona en huzurlu uykuyu orada verecektir. ​Onu hiçbir yerde bulamayacağım, hiçbir yerde rastlamayacağım, Şu tatlı dünyayı baştan başa gezsem de.
Reklam
Reklam