Ve Nuran'ın en parlak mücevherlerden, en keskin kılıç pariltilarina kadar değişen bakışları vardı. Mümtaz, bu değişik silahların karşısında bazen kendisini ölümden öteye geçen bir aciz içinde bulurdu. Fakat Nuran'ın gözleri bazen de ona dünyanın en zengin taçlarini giydirir, feleğin hiç kimseye basmasını nasip etmediği ikbal keçelerini ayaklarının altına döşerdi. Bir bakışla Mümtaz'ı giydirip soyar, bazen Allah'ından başka kimsesi olmayan bir fakir ve garip kişi, bazen de kaderin efendisi yapardı.