Yalanla gerçeğin birbirine karıştığı bu dünyada, insanlığın çoğu zaman yok sayıldığı bir çağda, merak ediyorum: Bu dünya beni neden kabul etti?
Kalabalık sokaklardan ıssız kiraz bahçelerine süzülen güneş kalbimi gerçekten ısıtabildi mi?
Taktığım gözlüğün camından yansıyan hayat, olması gerektiği kadar dürüst müydü?
Cevaplar hâlâ muamma. Dünya ise kafamızdaki düşünceler gibi karışık ve düzensiz.
Yine de umuyorum ki, teknoloji ilerledikçe sertleşen insanlığın içinden bir yerlerde mutlaka çiçekler açacaktır.