Ľuďeýńa

Ľuďeýńa
@ludeyn
I-'îl gelair fîr. Si e gwanna Menel. Si gwannathon i amar Garel lass vi cammen.
28 Aralık 2000
110 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
9/10
·416 syf.·
2021 8. kitabı
Kitap, hak olan ve değişmeyen din olan İslamiyetin, günümüzde nasıl ve hnagi yollarla yaşanmaz bir din haline geldiğini anlatıyor. Kitap içeriği geleneksel olarak önüne gelen her bilgiyi kabul etmiş, Yüce Allah'ın ayetlerinin üzerine kaynağı şüpheli hadisler(sözler) koyan insanların kabul etmediği şeylerin ne kadar mantıksız olduğunu ayetler ışığında anlatıyor. Emre Dorman'ın bu çalışması benim için çok anlamlıydı, hadislere nasıl yaklaşılması gerektiğini ve sahih olan hadislerin nasıl anlaşılabileceğini bizlere güzelce anlatmaktadır.
Allah'a Öğretilen DinEmre Dorman · İstanbul Yayınevi · 2016507 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
9/10
·83 syf.·
2021 7. kitabı
Stefan Zweig ölmeden önce kaleme aldığı bu eserinde satranç oyunu üzerinden bizlere mücadelenin, hayatta kalmanın ne olduğunu 3 karakter üzerinden anlatmaktadır. Mirko Czentovic; dünyaca ünlü satranç şampiyonu, kibirli ve acımasız bir karakter. McConnor; hırslı, kazanana kadar pes etmeyen bir karakter. Dr. B.; yaşadığı dönemde Nazilerin psikolojik şiddetine maruz kalmış, bunun etkileri sonucunda hayatta güç bela kalmış bir karakter. Kitap içini çok anlatmak istemiyorum ama mutlaka okumanız gerektiğini söylmeke isterim. Kitapta hiçliğe, yalnız başında bir odada uzun bir süre hapsedilmiş ve bu hapis sonucunda satranç ile nasıl hayatta kaldığını, satranç oynayanların ise mücadele için her şeyi yaptıklarını bizlere akıcı bir şekilde anlatmaktadır. Dr. B. her ne kadar bir satranç şampiyonundan çok daha iyi bir seviyede olsa da geçmişte yaşadıkları sebebiyle, bu yeteneğini kullanamıyor. Okuyun, okutturun..
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020278,9bin okunma
8/10
·368 syf.·
2021 6. kitabı
Donmuş, Kırılmış ve Parçalanmış. Soğuk Uyanış Serisi konu olarak benim ilgimi çeken bir seri oldu ve yazarın sonunu nasıl bağlayacağını merak etmiştim. Her ne kadar bir önceki kitabı sevememiş olsam da devam ettim okumaya. Bir kitabı, seriyi yarım bırakmayı hiç sevmiyorum. Öncelikle şunu söyleyeceğim, incelemelerde kitabın sonunu beğenmeyenler olmuş ama bence o kadar fena değildi. Yazar olayların sonunu okuyucuya bırakıyor ama ne kadar bıraksa da, Lia Kahn arkadaşlarını ve kardeşini koruyor. Seri boyunca Lia hep dışlanan, güvenilmez olmuştu. Babasının ve kardeşinin kendisine yaptıkları, dahası insanların kendi seçimi olmadığı bir şey için kendisine şiddet ve nefret duygularıyla saldırması beni derinden sarstı. Yaşadıkları kolay şeyler değildi ama kendisini anlayan kimse de bulamıyordu. Tüm bunlara rağmen iyilik, hoşgörü ve sevgiden asla vazgeçmedi. Öte yandan seri, son kitap ile kendini toparladı ancak bazı karakterler eksik bırakılmıştı, eksik bırakılan bu karakterler hep ters köşe yapıyordu ve itiraf etmeliyim, heyecanlıydı. Hiç ummadığım bir son ile bitti. Seriyi benim incelemelerim ile okuyacak olan olur mu? Bilemem. Kendi açımdan serinin 1. ve 3. kitaplarını beğendiğimi söyleyebilirim. Son kitap olan Parçalanmış'ı kısa sürede bitirebildim. Kitabın sonu ile yapılan eleştirileri de pek anlamadım, gayet iyi bir son ile bitti. Tabi bir bölüm daha ayırıp' sonrasında Savona'ya ne olduğu, Kardeşlik grubuna neler olduğu, BioMax'in nasıl cezalandırıldığı gibi konulara değinse çok daha iyi olurmuş. Genel olarak iyi bir seriydi, bilim kurgu seviyorsanız okunabilir.
1000Kitap
ParçalanmışRobin Wasserman · Martı Yayınları · 2018308 okunma
6/10
·368 syf.·
2021 5. kitabı
Soğuk Uyanış Serisi'nin 2. kitabı Kırılmış... Açık konuşmak gerekirse, beklediğimi bulamadım. Yazar, çok güzel bir konu üzerinde seriyi hazırlamış ancak mantıksız bulduğum bazı yerler oldu. Öncelikle, Lia Kahn mekanik bir bedene hapsolmuş. Zihniyle, benliğiyle bu mekanik bedende ve beden üzerinde aldığı tek his acı. Kendi bedenine değen bir insan elini bile hissedemiyorken, karakterlerimizin hepsi "öpüşme" ve "sevişme" derdine düşmüş. Hissedemedikleri şey için de kavga ediyorlar, birbirlerine ihanet ediyorlar. Kitapta herkes birbirine ihanet ediyor, yalan söylüyor ve herkes bunun farkında. Tüm bunlara rağmen olaylar devam ediyor ama devam ederken yine bir meka bir saçmalık yapıyor ve kitap biraz daha uzuyor. Kitap biraz sıkıcıydı ve 2 günde bitirebildim, saçmalıklar yerine kitapta eksik kalan karakter özelliklerine, dostluğa biraz daha değinseymiş yazar çok zevkli olurmuş. Yine de okunabilir, bu incelemeyi yazarken serinin 3. kitabı olan Parçalanmış'ı da okuyup, bitirdim ve seri kendisini o kitap ile toparlıyor diyebilirim.
1000Kitap
KırılmışRobin Wasserman · Martı Yayınları · 2019369 okunma
7/10
·368 syf.·
2021 4. kitabı
Hikayemiz, uzak bir gelecekte geçiyor. Öyle ki bu gelecekte insanların genetikleriyle oynadığı, bu da yetmezmiş gibi kendilerini mekanik bir bedene koyabildikleri bir gelecek... Lia Kahn, ana karakterimiz günün birinde bir kaza geçiriyor ve bedeninin büyük bölümü kullanılmaz hale geliyor. Bunun sonucunda ya ölecek ya da mekanik bir bedende yaşamaya devam edecekti, peki bu kararı kim veriyor? Babası... Hiçbir şey bu karakterimizin kontrolünde değil, kendisinin tüm anıları mekanik bir bedene koyuluyor ve daha önce organik insan bedeninde yaşadığı hiçbir şeyi yaşayamıyor. Kendi içerisinde üzülüyor, daha önceki yaşamını özlüyor ve mekanik biri olduğunu asla kabul etmiyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi insanlardan sürekli "mekanik" bir bedene sahip olduğu, "ölümsüz" olduğu için eleştiriler almakta ve serinin bu kitabında bunu iliklerimize kadar hissediyoruz. İnsanlar... Bencil, kendisinden olmayanı kolayca reddebiliyor, yaşanmış olan her şeyi bir çırpıda silebiliyor. Lia Kahn ise yeni bedenine alışmaya çalışırken, tüm arkadaşları ve kardeşi tarafından bile istenmiyor tabii ki. Donmuş kitabında onun bu yolculuğuna tanık oluyoruz ve yazar oldukça akıcı bir dille karakterin neler yaşadığını bizlere aktarmakta. Ancak... O nasıl bir çeviri öyle? Bir karakter adına karar vermekte neden zorlandı çevirmen? Doktor Yakışıklı, Doktor Ben? Bunlar yetiyordu zaten Bana-ben-de diye bir isim neden kullanılmış anlam veremiyorum. Çok gözüme çarptı, bu sebeple puan kırdım.
DonmuşRobin Wasserman · Martı Yayınları · 2018532 okunma