Eda

Eda
@lulelule
Yürüyüş ve gezi videoları paylaştığım kanalıma destek olmak isterseniz... youtube.com/@edasertturk "Okumak, okurun gelir düzeyinin yüksek olması demek değil; hayata karşı bir sıkıntı hissetmesidir."
"Aşk yabani bir hayvandır. Kanunlar haricinde, isyan ve ihtilal dağlarında yaşar. Ancak gece, karanlıklar basınca, gizli yollardan şehre girer ve bahçelerin tarhını, ağaçlı caddelerin kanepelerini alt üst eder. İbadethanelerde her gün tel’in edilen aşktır. Hükümetler polis ve jandarmayı ona karşı silahlandırır. Hâlbuki izdivaç, bir şehir müessesesi, bir emniyet tertibatıdır. Aşk muvakkat, izdivaç ise daimidir. İzdivacı aşkın devamı zannetmiş nice safdil çiftler, üç ay geçmeden dudaklarda ateşin söndüğünü görmüşler ve bir akşam, kendilerini karşı karşıya esner bulmaktan hayret etmişlerdir. Aşk, değişmeyince ölür. En eski edebiyattan en yenisine kadar her dilde şiirin mevzuu zevce değil, maşukadır. Hayaller ve istiareler hep sevgilinin süzgün gözleri ve karanlık kirpikleri etrafında pervaneler gibi uçuşur. Kahramanı zevce mevzuu izdivaç olan hikâyeden daha tatsız ne olabilir?"
Sayfa 55 - Literatür Hayat·Kitabı okudu
Alıntı
"Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır."
Alıntı
"Tarihin bu anında her şey bir günde solar; her kim ki uzun yaşar, diri diri ölür. Hayatın içinden geçerken geride kendimizin üç ya da dört görüntüsünü bırakırız, hiçbiri ötekine benzemez; onları geçmişin sisleri arasından görürüz; değişik çağlarımızın portreleri gibidirler."
Sayfa 317 - Can·Kitabı okudu
Alıntı
"'Kinim dinimdir' diyen Nazif, vefakârlığı da bir mezhep mertebesine çıkarmıştı."
Sayfa 44 - Literatür Hayat·Kitabı okudu
Alıntı
"Devlet otoritesine karşı olduğu kadar ailedeki otoriteye karşı da mücadele etmek, genellikle bağımsız ve cüretkar bir kişinin gelişmesinin tam temelini oluşturmuştur. Otoriteye karşı mücadele etmek, aydınlanma çağının düşü­nürleri ve bilim insanlarını karakterize eden entelektüel ruh halinden ayrılamazdı. Bu 'kritik ruh halinin' nedenlerinden biri inançtı ama aynı zamanda da geleneklere, batıl itikatlara, törelere ve güce dayalı olduğu için, söylenen ya da düşünülen her şeye karşı duyulan şüpheydi. 'Akıllı olmaya cüret' ve 'her şeyden şüphe edilmeli' ilkeleri, 'hayır' deme yeteneğine olanak sağlayan tutumun özellikleriydi."
Sayfa 16 - Say·Kitabı okudu
Alıntı