Eda

Eda
@lulelule
Yürüyüş ve gezi videoları paylaştığım kanalıma destek olmak isterseniz... youtube.com/@edasertturk "Okumak, okurun gelir düzeyinin yüksek olması demek değil; hayata karşı bir sıkıntı hissetmesidir."
"Eğer sorumluluk, sevginin üçüncü unsuru saygıyı içermezse, kolayca kendine bağlamaya ve zorbalığa dönüşebilir. Saygı, korkmak ve çekinmek değildir. Sözcüğün kökenine göre (respicere, bir şeye bakmak) bir insanı, olduğu gibi görebilme yetisini, onu özgün bireyselliği içinde fark edebilmeyi belirtmektedir. Saygı, diğer kişinin olduğu gibi büyüyüp gelişmesine duyulan ilgi anlamına gelir. Böylece saygı, sömürünün yokluğunun kanıtıdır. Ben sevdiğim insanın, bana hizmet etmesi için değil, kendi istediğince, dilediği gibi büyüyüp gelişmesini isterim. Eğer bir başkasını seviyorsam, onu benim yararlanacağım bir nesne olarak değil, o olarak alır, ister erkek olsun, ister kadın, onunla kendimi bir kılarım. Saygının ancak ben bağımsızlaşmayı başarmışsam, eğer birisini sömürüp hükmüm altına almadan koltuk değneksiz ayakta durabiliyor, yürüyebiliyorsam, işte o zaman gerçekleşeceği açıktır. Saygı ancak özgürlüğün temelleri üzerinde varolabilir. 'Sevgi, özgürlüğün çocuğudur.' O, asla zorbalığın çocuğu olamaz.
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Bizler duygulara güvenmeyen bir dünyada yaşıyoruz. Bize sürekli duyguların çocukça, sorumsuz ve tehlikeli olduğu, mantık kadar önemli olmadığı söyleniyor. Onları görmezden gelmeyi öğreniyoruz, onları kontrol ve inkar etmeyi öğreniyoruz. Onların ne olduklarını, nereden geldiklerini ve bizi bizden nasıl daha iyi anladıklarını anlamıyoruz bile. Ama ben biliyorum ki duygular önemli. Bazen küçükler... Tarçınlı çörek kokusu aldığımda büyük annemi özlemem gibi. Bazen ise kocamanlar... Ancak şanslıysan, gerçekten şanslıysan bir duygu gelir ve her şeyi değiştirir." -Sense8
Edebiyat
Karalamaca
Kendinizi ait hissettiğiniz yerin şu an bulunduğunuz yer olduğundan emin misiniz? İnsanların iki yüzlülüğü ve bencilliğine hemen her gün şahit olmuyor muyuz? Her an isyan etmiyor muyuz hayata? Bir sonraki durağın mutluluk getireceğini kim garantileyebilir? Kararsızlıklarımızın sebebi, çoğu zaman geleceğin ne getireceğini bilmememiz değil midir? Sonraki yolun sonu koca bir uçurum ya da duvarsa? Ama içimizdeki umut değil midir bizi bir bilinmeze doğru her seferinde sürüklemeyi başaran?.. Eda
1000Kitap
"Eğitim, bir çocuğa özel yeteneklerinin fakına varması için yardım etmektir. Eğitimin zıddı yönlendirmedir. Yönlendirme özel yeteneklerin geliştirilmesine önem vermez. İyi ya da kötünün çocuklar için büyükler tarafından düşünülüp saptanıldığı savı üzerine temellendirilmiştir. Robotlar, yaşamadıkları için insanca gereksinmeler de duymazlar."
1000Kitap
"O günlerde çok şey değişti. Ne kadar olağanüstüydü… Değişim… Evet, kesinlikle mistik ve mucizevi. Yanlış insanı öldürecektim. Kendimi öldürmek suretiyle gerçek suçlularla ödeşmek ve onları suçlamak hakikaten delilik. Eğer bir öldürme eylemi olacaksa, bırakın doğru düzgün olsun. Kendimi öldürmem cinayet anlamına gelir… Masum bir bireyin infaz edilmesi… En iyi ihtimalle, bir kenarda duran masum bir insanın öldürülmesi. Öldürülmesi gereken kesinlikle ben değilim; çünkü bir yaşam amacı bulamadım. Birkaç günde gerçekleşen bu değişim o kadar inanılmaz ve olağanüstü ki… Fevkalade! Bu değişimin büyüklüğü henüz tam olarak kavranamadı sanırım. Tam anlamıyla asimile olmam, geçmişteki ümitsiz halimi görmem zaman alacak. Muhtemelen o zaman bile durum şimdiki kadar basit görünecek: hayatımın anlamı yoktu. Para, arabalar, evler ve diğer bütün oyuncaklar sizi nereye kadar idare eder? İnsanın hayatında esaslı bir şeyler olmalı; uyanmak, yıkanmak, giyinmek, yemek, günü değerlendirmek, insanlarla kaynaşmak ve gerekeni yapmak için bir neden. İnsan bir şekilde dünyaya katkıda bulunmalı; aksi halde hayat anlamsız olmaktan da beter… Evet, sanırım müstehcen bir şakadan başka bir şey değil. Öyle ama gülen kim? Evet, kesinlikle, bir emekçi aldığı parayı ve sahip olduğu huzuru hak ediyor ve yaşam sevinci, hizmetle geçen bir hayatın münasip sonucu… İyi yaşanmış bir hayat… Hımmm, evet, evet tabii, sistemde kazara meydana gelen bir aksaklık… Hayat gerçekten harika…”
Edebiyat