Cephe yarılamamış, kuşatılamamış, 15-20 km. toprağa karşılık ordunun üçte birinden çoğu kaybedilmişti. Yunan tarihinin en büyük, en donanımlı ordusu, yoksul Türk ordusuna yenilmişti.
Cephede Sünni, Alevi, Türk, Kürt, Çerkez, Abaza, Tatar, Boşnak, Laz, Pomak, Arap kısacası bütün Anadolulular birlikte kan dökerlerken, işgal altında olmayan bütün şehirlerde de mitingler yapılıyor, camilerde toplanılıp zafer için dua ediliyor, aşiret ve derneklerden Meclis Başkanlığına her gün orduyu destekleyen telgraflar yağıyordu. Anadolu altı yüzyıldır ilk kez böyle bir birlik yaşamaktaydı.
"... M. Kemal Paşa'ya doğru, kalbimde gerçek bir saygı ile gittim. O kendi halindeki odada bütün gençliğin bir millet yaşasın diye ölmeyi göze alan kararını temsil ediyordu. Ne saray, ne şöhret, ne herhangi bir kudret, onun bu odadaki büyüklüğüne yaklaşamaz."
Sayfa 354 - Bilgi Yayınları, Halide Edip Adıvar·Kitabı okudu