..Sonsuz ihtimalleri olan yüce bir bağ vardı aramızda,her bir nefesin bir başkasına nefes olduğu ya da bir nefesin başka bir nefesi soluksuz bıraktığı.
Sayfa 92·Kitabı okuyor
Knight
(9 yaşında) Luna'nın beni önemsediği için böyle davrandığını söylüyordu. İtiraf edecek değildim ama ben de onu önemsiyordum. Omzuma dokundu. Başka bir sayfaya geçtim. "Açık elini çenenin yanında ileri geri sallamak kaltak demekmiş. Dostum, baban sana bunu öğrettiğimi öğrenirse beni öldürür." Omzuma sert bir tokat atıp tırnağını etime batırdı. Cümlemin ortasında ona baktım. "N'oldu?" "İyi misin?" diye sordu işaret dilinde. İşaret dilini pek kullanmazdı. Luna konuşamıyor değildi, konuşabiliyordu ama konuşmak istemiyordu. Teknik olarak konuşabiliyordu yani. Şimdiye kadar bir şey söylediğini hiç duymamıştım. Ama annemle babam konuşabildiğini söylüyorlardı. Onun derdi sesiyle değildi. Dünyaylaydı. Luna'yı anlıyordum. Ben de dünyadan nefret ediyordum. Yalnızca farklı şekillerde ediyorduk. Omuz silktim. "Evet." "Arkadaşlar birbirlerinin küçük şeyler yüzünden üzülmesine izin vermez," dedi elleriyle.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Knight
(9 yaşında) Luna aşağı inmem için el salladı. Omzuna bir çam kozalağı fırlattım. "Rexroth." Ne? dedi kaşlarını kaldırarak. Bu kız sadece kaşlarıyla bana binlerce şey anlatabilirdi. Bazen sırf inat olsun diye o kaşları tıraş etmek istiyordum. "İntikamımı her zaman alırım. Bunu unutma, tamam mı?" Tamam, huysuzca gözlerini devirdi. "Şimdi yukarı gel." Bisikletimi işaret ederek ayağını yere vurdu. "Aptal bisikleti orada bırak." Ağaç evin içine kıvrıldık. Ona teşekkür etmek yerine -ki etmem gerektiğini biliyordum- daha önce yazdırdığım sayfaları çıkarıp aramızdaki tahta zemine yerleştirdim. Terli alınlarımız birbirine yapışmış hâlde kâğıtlara baktık. Ona işaret dilinde küfretmeyi öğretiyordum. Bu, babası ve terapistinin asla yapmayacağı bir şeydi. "Burada sik diyor, yani her iki elinin işaret ve başparmaklarını c şekline getirip sağ elin başparmağını sol elin işaret parmağı ile birleştirerek s harfi yapacaksın." Sayfalardan birinde bulunan görseli taklit edip arkasını çevirdim. "Ah, bak. Siktir git demek için yalnızca kaşlarını çatıp orta parmağını göstereceksin. Bu kadarı yeterli."
Knight
Knight (9 yaşında) Luna ikinci kozalağı attı. Bu kez onu yakaladım ve kolumu bir beyzbol oyuncusu gibi geriye savurup isabet ettirmemeye özen göstererek Luna'ya geri fırlattım. "Sana hayır dedim." Üçüncü bir kozalak çıkarıp (davetsiz misafirlerin gelmesine karşı ağaç eve zula yapmıştı ama böyle bir şey hiç yaşanmamıştı) göstere göstere bana fırlattı. Sonunda tepem attı. "Sen tam bir aptalsın!" Gözlerini kırpıştırdı. "Bana öyle bakmayı kes!" Bir kez daha kırpıştırdı. "Kahretmesin, Luna!" Vaughn'ın ne dediği umurumda değildi. Bu kızı hiçbir zaman öpmek istemeyecektim. Tanrı beni Luna'nın onu öpmemi istemesinden korusun.
Aklımdan geçiriyorum yine, niye tüm bunlar benim başıma geliyor, niye yaşıyorum bu ıstırabı, diye.. Cevabı yine bilincimde yankılanıyor: "Çünkü her şeyini kaybetmeden yeniye başlayamazsın."
Sayfa 66·Kitabı okuyor
il sole|la luna
Jung'un annesiyle özdeşleşmesi onu da ikili bir doğaya sahip biri olarak görmesine neden oldu: “Gündüzleri sevgi dolu bir anneydi, ancak geceleri tekinsiz görünüyordu.”