“Öldükten sonra da yaşamak istiyorum. Onun için Tanrı’ya bana bu vergiyi bağışladığı, kendimi geliştirmek, yazıyla kendimi, içimdekileri anlatmak kolaylığını verdiği için dualar ediyorum. Elime kalemi alınca hiçbir şey gözümde değil, üzüntülerim siliniyor, cesaretim artıyor.
Ama bakalım gerçekten değerli bir şeyler yazabilecek miyim? Umudum var. Niye mi? Yazarken düşüncelerimi, düşlerimi, yaşadığım, istediğim şeyleri gözümün önünde canlandırabiliyorum.”
Kendini yalnız, kara yazılı görenler, korkanlar için en iyi ilaç dışarı çıkıp göklerle, tabiatla, Tanrı ile baş başa kalabilecekleri bir yer bulmak.O zaman işte insan anlıyor ki her şey gerektiği gibidir.Tanrı tabiatın güzelliği içinde kullarını mutlu görmek istiyor.Bu böyle gittikçe -ki gidecek- , şartlar ne olursa olsun her yaraya bir merhem, her üzüntüye bir avuntu bulunacaktır.Candan inanıyorum, tabiat sıkıntılarımıza bir avunma kapısı açıyor her zaman.