doğum yapmak, birçok erkeğin hayal ettiği gibi güzel ve kutsal bir tören değildir. saatlerce dayanılmaz bir acıyla kıvranıp ıstırap çekmek, gözyaşı dökmek, çığlık atmak, ölümü bile göze alarak vücuttan bebeği çekip çıkarmak demekti. tek kelimeyle bir işkenceydi. ancak bu işkenceyi atlatan annelerin yüzleri naomi'ye hep çok güzel gõrünmüștü.
vaaz verme çılgınhğı içimizde öylesine yer etmiştir ki, korunma içgüdüsünün bilmediği derinliklerden doğar. her insan, kendinin bir şey önereceği anı bekler: ne önerdiği önemli değildir. bir sesi vardır ya, o yeter. ne sağır ne dilsiz olmanın bedelini pahalıya öderiz