Eski esir tüccarları, tümüyle insan sınıfına girmeyen bir türle muhatap olduklarını ve onlara Hristiyanlaşma fırsatı verdiklerini düşünürlerdi. Modern esir tüccarı ise çaresiz insanların günde bir dolar kazanmalarının hiçbir şey kazanmamalarından daha iyi olduğunu ve üstelik büyük dünya ekonomisine entegre olma fırsatını yakaladıklarını düşünür. Aynı zamanda, bu çaresiz insanların, şirketinin varlığının devamı için de gerekli olduğunu ve kendi yaşam tarzının temel taşını oluşturduğunu da bilir. Hiçbir zaman durup, kendisinin, yaşam tarzının ve bunların arkasındaki ekonomik sistemin dünyaya yapmakta olduklarının sonuçlarını ve bunların çocuklarının geleceğini sonunda nasıl etkileyebileceğini düşünmez.