Arkadaşlık itaatkâr topluluklara karşı bir savaş makinesi gibidir. Tartışmalardan, tavizlerden ve paylaşımlardan beslenir. "Düşüncelerimizin ortak ve karşılıklı bildirisiyle istençliğimizi ortaklığını oluşturmak" söz konusudur arkadaşlıkta. Konuşulur konuşulmaz, sersemce itaat etmeye son verilir.
İtaat etmek, evet, mevcut durum bunu gerektirdiğine göre öyle, ama her seferinde verilen emirleri daha az yerine getirerek, daha geç, mümkün olacak en kusurlu biçimde ve gerçekleştirilme sürecini olabildiğince sabote ederek. Def-i bela kabilinden, gönülsüz bir itaat.
Aktif bir "itaat etmeme" durumu yaratmadan mümkün olan en kötü biçimde itaat etme.
İnsanın aldığı tüm kararların yükünü kendi vicdanında taşıması, tüm yargılama süreçlerinin ağırlığını omuzlarında hissetmesi ve her başarısızlık ve yoldan çıkışın, herkesin kendi yalnızlık ve vicdanında yaptığı seçimlerin birer sonucu olduğunu kabullenip sebebi önce kendinde aramak; bu son derece ezici bir durum.