elviñ

elviñ
合 'Harry geleceği düşünmekte gitgide daha fazla zorluk çekiyordu..' •big hug• -I'm an alien on this earth- °I'm dream in a dream every night°
Spoiler!
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 14:09
. . . . . _________ Kitap öyle bir başlıyor ki, birinci kitabın sonunu aratmıyor. Belki de bir lanet denilebilecek bir şey bitiyor. Peki, neden? Sevgi sayesinde… Kalp Çamaşırhane'sinden sonra Kalp Fotoğrafçısı, bu sefer en mutlu olduğunuz anları zamanı fark etmeksizin size kareler halinde gösteriyor. Kendinizin bile fark etmediği o mutlu anları gösteriyor size. Tabii mutluluk varsa, mutsuzluk diye bir şey de vardır. Ve kamera aynı anda bu ikisini de çekiyor. Ancak müşterilere sadece mutlu olan kareleri veriyor. Ve sadece vermesi yetmiyor. Müşterilerin kendi istekleri de önemli bu durumda. İsterseniz fotoğrafa bakıyorsunuz, isterseniz de bırakıp gidebiliyorsunuz. Bu da bana hayatın bizim için açtığı kapılar gibi hissettirdi. Kapıyı aralayıp bakmak size kalmış. Belki de hayatınız değişecek, belki de ölmek isterken bir fotoğraf karesine tutunacaksınız. İşin gerçeği, makine sihir yapmıyor. Siz mutlu olasınız diye fotoğraf üzerinde oynama yapmıyor. Bu da onu ilginç kılıyor bence. Çünkü mutluluk o kadar zor ve ulaşılmaz bir şey değil. Beklemek bile gerekmiyor, çünkü zaten içimizde. Sadece değerini bilip onu korumalıyız. Fotoğraf çekilmeden önce size seçenek sunuyorlar. İsterseniz geçmiş zaman, isterseniz gelecek. Fotoğraf çekilmeden önce mektup yazıyorsunuz. Peki, neden? Kalplerimizde yatan gerçeği fotoğrafta görmeden önce bizim fark etmemizi sağlaması gibi bir şey. Gün içinde çok az kendimizi düşünecek vaktimiz olduğu için ve duygular da fiziksel olmadığı için onları fark etmemizi sağlayan kısa bir an; kendimize mektup yazmak. Bu mektubu, size bir yıl sonra gönderilmesi için bir posta kutusuna atıyorsunuz. Daha sonra fotoğraf çekiliyor ve odayı sıcacık bir bahar havası sarıyor, çiçeklerin kokusu yayılıyor. Bu çiçekler fiziksel olarak da görülüyor. Mavi renkli yapraklar
1000Kitap
Marigold Kalp FotoğrafçısıYun Jungeun · Olimpos Yayınları · 2024121 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Spoiler...
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2025 18:04
. . . . . Badem, yani amigdala. Amigdala ise beyindeki bir yönetim bölgesidir. Bu bölge, insanın korku, mutluluk, öfke gibi temel duygularından sorumludur. Düşünsenize, ağlayamıyorsunuz. Aile üyeleriniz acı çekiyor, ancak siz hiçbir duyguyu hissetmiyorsunuz. Bu sırada, anneniz böyle isterdi diye "normal" biri gibi hayata yetişmeye çalışıyorsunuz. İşte, bu kitabın konusu. Amigdala bozukluğu nedeniyle birçok sorunla karşılaşan ve birçok kalıba sokulan Yunjae'nın bakış açısını okuyoruz. İnsan duygularının önemli olduğunu bir kez daha gördüm. Bu da bana duygularımıza daha çok ses vermemiz, onlara sahiplenmemiz gerektiğini gösterdi. Yan karakterler bende daha çok iz bıraktı. Gon'dan başlarsak , her insan gibi ben de bir soğudum ama sonrasında kitabın verdiği ders yüzüme tokat gibi çarptı. Gon doğduğumundan bir süre sonra öz ailesinden uzak düşmüş ve bunun üzerine girdiği her ortamda birçok ismi ve karakteri olmuş. Bu olay Gon'un kendi içinde kaybolmasına sebep oluyor ve bu kayboluşlar, ona ağır yaralar bırakıyor. Yıllar sonra ailesine kavuşsa bile mutlu olamıyor çünkü bazı beklentileri oluyor. Normal beklentiler bunlar. Babasının ona nasıl büyüdüğünü, hayalinin olup olmadığını sormasını istiyordu. Gon'un çok daha derin bir karakter olduğunu bir kez daha anladım. Her insan gibi onunda farklı bir dünyası vardı. 'İnsanlar gerçekten kötü mü, yoksa kötü olmak zorunda mı kalmışlar?' sorusunu çokça Gon yüzünden kendime sordum. Gon'un hayatı Yunjea'nın girmesiyle birlikte değişiyor. Başta Gon, Yunjea'ya özeniyor, hiçbir duygu hissetmediği için. Kendisinin de öyle olmasını istediğini söylüyor. Oysa Yunjea da normal olabilmek, insanları anlayabilmek için duyguları hissetmeyi deneyimlemek istiyor. Bu da bana, insanların sahip olduğu özelliklerin iyi mi kötü mü olduğunu
BademWon-pyung Sohn · Peta Kitap · 20213,811 okunma
7/10
·288 syf.··
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2025 17:07
. . . . . Büyük bir beklenti içinde başlayıp, biraz hayal kırıklığına uğradım gerçekten. Evet, burada paylaşılan çoğu incelemede beğenilmemişti, ancak duyduğum başka şeylerden yola çıkarak şans vermek istedim. Bir de Avustralya kültürü görmek istemiştim. Şimdi yorumuma gelecek olursak, konusundan bahsetmeyeceğim. Hayal kırıklığımın sebebi, olaylara anlam veremememdi. Bu ve benzeri kitaplar ilgimi çektiği için, benzer kurgular gibi olmasını beklemiştim; ancak öyle değildi. Bunu iyi anlamda söylemek isterdim, çünkü kitabın başı ve sonu güzeldi bence. Onun haricinde kitaba yetişemiyorsunuz. Bazı olaylar (ki bence güzel ve önemliydi bunlar) aşırı kısa kesilmesine rağmen, bazıları gereksiz yere uzatılmıştı. Bir hayalin peşinden gitmesi ve başta ihtiyacı olan kişileri gözetmesi hoşuma gitmişti. Aslında bakınca biraz güzeldi, bir kafede uzun bir süre oturmuş gibi hissettirdi ama dediğim gibi, beklenti içinde başlamak tamamen hayal kırıklığı yarattı. İlerde bir daha şans verilebilir yaşımın vermiş olduğu düşünce yapısıyla bazı olayları saçma buldum belki de bu yüzden hoşuma gitmedi.
İsimsiz KafeRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2024389 okunma
çok çok spoiler içerir
9/10
·432 syf.··
2024 66. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2024 20:26
. . . . . ‘Anne geri dönecek,’ dedi Jodie. (Sayfa 14) Dönmedi. Ya da dönemedi. Annesinin evi terk etmesiyle başladı küçük bir kız çocuğunun hikayesi. Kya ailenin en küçük üyesi ve geride kalan tek üyesi oldu. Bir gün annesinin 'Günaydın, benim özel kızım', deyip dans etmesinden mahrum kaldı. Annesinin giderken açtığı kapıdan herkes geçip gitti. Kya’nın güvendiği, sevdiği herkes. Öyle ki kuşların bir gün onu bırakıp gitmesinden bile korkar bir duruma gelmişti. Kuzey Carolina'nın bir bataklığında ayyaş babasıyla tek kaldı Kya. ‘Hepsinin evden gitme sebebinin Baba olduğunun farkındaydı, asıl merak ettiği, neden kimsenin onu da yanında götürmediğiydi.’ (Sayfa 21) Babasının katı ve agresif oluşuydu diğerlerinin evden gitmesi hatta yazar babanın sadece iki ayarı olduğunu bunlarında sessizlik ve bağırma olduğunu belirtmişti. Kya bunun için onları suçlamadı. Bu beni etkilemişti özellikle günlerce tek kalmış, aç kalmış küçük bir kızın olaya bu yönden bakması. Çünkü ablalarının adını bile hatırlayamayacak yaşta gitmiş olmalarını normal karşılayabilmesi bir olgunluktu. Ama o daha çocuktu. Kya, ailesinden öğrendiği şekilde bir şeyler yaparak geçirdi hayatın bir dönemini. Para kazandı, evi temizledi. Bütün bunları bir gün anne dönerse her şeyin aynı kaldığını görsün diye yaptı. Ailesinin gittiğini kimseye söylemedi, onu evinden götürürler diye. Babası bir eve gelip bir gidiyordu. Kya’ya yardım ettiği, iyi davrandığı günler de olmuştu. Ancak bu kötü davrandığı günlerin sayısını geçmiyordu. ‘Sonraki birkaç gün içerisinde kya, başkalarının hatalarından ve belki de en fazla galyan balıklarından ders alarak Baba ile yaşamayı öğrendi.’ (Sayfa 24) Tabii okula gitmek zorundaydı ve bunun için
Alıntı
Kya'nın Şarkı Söylediği YerDelia Owens · Salon Yayınları · 20253,795 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2024 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2024 19:26
Spoiler Uyarısı ... Çok kısa konusundan bahsetmek gerekirse: Bir dünya düşünün, herkes çok mutlu ve o dünya huzur kokuyor. Bu dünyanın içinde özel yeteneklere sahip insanlar var; ancak bu yetenekleri asla kötüye kullanmıyorlar. Şu anki dünyamıza benzeyen bir yerden yolunu kaybedip çaresizce dolaşırken bayılan bir kadın gözlerini farklı bir dünyada açar—huzur kokan bir dünyada. Bu dünyada, onu bulan biriyle tanışır ve evlenir. Doğal olarak, kadının güçleri yoktur. Çocukları olduğunda onun da güçlerinin olmadığını düşünürler. Ama öyle değildir; kızlarının olağanüstü ve çok değerli güçleri vardır. Ancak kız, bir anlık gücünü kontrol edemez ve bir hayal sonucu ailesini kaybeder. Onları aramak için sürekli yeniden doğmayı görev edinen Jieun, asırlar sonra artık yaşamaya karar verir. Güçlerini kullanarak insanların kalplerini iyileştirecek ve sonrasında yaşamına son vermeye çalışacaktır. Ancak Jieun, kendi kalbindeki yaralarla nasıl yüzleşeceğini bilemez. Kitabın incelemelerine göz gezdirdim ve anlatılmak istenen duyguların sürekli tekrar ettiği yorumlarını gördüm. Öyleydi evet, ama zaten öyle olması gerekiyordu bence. Çünkü bir "gülüp bir ağlama" tabiri vardır ya, işte sürekli aynı duyguyu yaşayabiliyoruz. Ancak önemli olan olaylar değil, olaylara bakış açısıdır derler. Yani herkes duyguları farklı yansıtır. Yazar da bir nevi bunu göstermekle birlikte, insanın dış görünüşüyle iç görüşünün aynı olmadığını ve anı yaşamamız gerektiğini vurgulayarak anlatır. Tüm müşteriler bence eşsizdi, ama unutamadığım ve paylaşmak istediğim şey, Kalp Çamaşırhanesi'ndeki bir müşterinin yıllar sonra açık öğretimden psikolojik danışmanlık okuduğunu söylemesiydi. Bu mesleğin ona göre olduğuna karar verdiğini çünkü içindeki yaraların başkasının yaralarını anlamasında yardımcı olduğunu
1000Kitap
Marigold Kalp ÇamaşırhanesiYun Jungeun · Olimpos Yayınları · 2024557 okunma