Mustafa Gökduman

Mustafa Gökduman
@lvlustafa
Teoloji - Sosyoloji
Samsun
923 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
…Sonunda kesin olarak, temelden karmaşığa doğru, matematik, astronomi, fizik, kimya, fizyoloji ve toplum fiziği biçiminde bir sıralama yaptık; bu, fenomenlerin doğal ve değişmez hiyerarşisine mantıksal olarak uygun olan tek sınıflamadır.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
En basit fenomenleri inceleyerek bir yaşamın, gözlem yapmanın, pozitif bir düşüncenin, hatta düzenli akıl yürütmenin ne olduğunu önceden öğrenmeden, ilk başta en karmaşık fenomenlerin incelenmesi ile meşgul olan bir zihin, çok büyük bir doğal üstünlüğe sahip olmadığı sürece, rasyonel bir şey ortaya koyabilir mi?
Tek bir bilimin incelenmesi ile yetineceksek, pozitif yöntem ile ilgili daha derin bir bilince varmak için şüphesiz en mükemmel bilimi seçmek gerekecektir. Oysa en mükemmeli aynı zamanda en basiti olduğundan, bu şekilde, ancak yönteme dair çok eksik bir bilgi elde edilecektir; çünkü yöntemin, daha karmaşık fenomenlere uygun hale gelmek için hangi temel değişimlere maruz kalması gerektiği öğrenilemeyecektir. Öyleyse her temel bilim, bu bakımdan, kendine özgü avantajlara sahiptir; bu, onların hepsini incelemenin gerekliliğini ve aksi takdirde çok sınırlı düşünceler ve yetersiz alışkanlıklardan başka bir şey oluşmayacağını açık bir biçimde kanıtlar.
…Bu, bana öylesine kaçınılmaz geliyor ki, eğer doğa felsefesinin farklı temel branşları uygun sırada incelenmezlerse, bilimsel eğitimin, zihinsel sistemin yenilenmesi için toplumda ortaya çıkarmayı amaçladığı en temel genel sonuçları gerçekleştiremeyeceğini düşünüyorum. Unutmayalım ki, hemen hemen tüm zihinlerde hatta en seçkinlerinde bile, genelde, düşünceler bu zihinlerin ilk kazanımlarının sırasına göre birbirine bağlı kalır, ve sonuç olarak, baştan başlamamış olmak çoğu zaman çaresi bulunmayan bir hastalıktır. Her yüzyıl, Bacon, Descartes ve Leibnitz gibi, elde ettikleri düşüncelerinin sistemini, tepeden tırnağa yeni bir sistem kurmak için, olgunluk dönemlerinde, gerçekten kökünden kazımaya yetenekli az sayıda düşünüre sahiptir.
En azından genel bir biçimde astronomiyi ilk başta incelemeyen fizikçiler; kendi bilimleriyle meşgul olmadan önce astronomiyi ve ardından fiziği incelemeyen kimyacılar; kendi çalışmalarına astronomi, fizik ve kimya konusunda ön bir inceleme yaparak hazırlanmayan fizyologlar, zihinsel gelişimlerinin temel koşullarının birinden yoksun kalmışlardır. Bu, toplumsal fenomenlerin incelenmesine, ilk önce astronomi, fizik, kimya ve fizyolojiye dair genel bir bilgi edinmeden girişmeyi isteyen zihinler için daha kesin bir biçimde geçerlidir.