Mustafa Gökduman

Mustafa Gökduman
@lvlustafa
Pozitif sosyoloji, politik nosyonları mutlaktan göreliye geçirecektir, yani insani grupları keyfi bir biçimde tasarlanmış değişmez bir modele göre düzenlemek iddiasında olmak yerine, toplumun gelişimine uygun yasaları belirleyecektir. Böylece, fenomenlere sınırsız bir etki yapmak konusundaki çocuksu ve düşsel tutku yitip gidecektir. Bir uygarlığın tüm belirli durumlarını soyutlayıp mutlak olarak en iyi yönetimi aramaya boş yere devam edildikçe ya da, bununla aslında bilimsel olarak aynı olan, insan toplumunun, uygun bir idare olmaksızın yasa koyucunun keyfi itkisiyle yürüdüğü düşünüldüğü sürece politkada hiçbir değişmez ve ortak nosyon mümkün olmayacaktır. Öyleyse artık politik felsefede, düzen ve uyum ancak, toplumsal fenomenler, tüm diğer fenomenler gibi, bütünü, her çağda, tüm ciddi belirsizliklerden uzak, temel sınırları ve tam anlamıyla politik eylemin temel karakterini belirleyen değişmez yasalara bağlanırsa gerçekten var olur.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaşam, temel koşul olarak, canlı ile çevresi arasında bir uyum gerektirir.
1*Her bilimsel keşif insanoğlu ve toplumla ilgili bir fenomen olduğundan, sosyolojiye özgü yöntemle (tarih) incelenmelidir; 2*İnsan aklının gelişimi yasalara bağlı olduğundan, tarihsel yöntem, bilimin ilerlemesini rasyonel olarak öngörmeye -ki bu öngörü, bir yanda yasaların, diğer yanda da önceki araştırmaların bilgisi üzerine kurulmuş olmalıdır- olanak sağlamayı başaracaktır; 3* Tarih, düşüncelerini rasyonel bir biçimde seleflerinin düşüncelerinin zorunlu sırasına bağlayarak kılavuzluk edeceği ve hem düşsel hem de vakitsiz eğilimlerden kurtaracağı için tüm bilim adamları tarafından uygulanmalıdır.
Astronomi, gözlemin doğasının ve işlevinin ne olduğunu anlamamızı sağlar. Fizikte, deney teorisi incelenir. Karşılaştırma yöntemi biyolojiye aittir. Toplum bilimi, kaçınılmaz olarak bir "dördüncü keşif biçimini" ortaya koyar; tarihsel yöntem.
Bilimlerin tarihini bilmenin, çok yüksek bir öneme sahip olduğu konusunda kuşkusuz hemfikiriz. Hatta tarihi bilinmedikçe, bir bilimin tamamıyla bilinemeyeceğini düşünüyorum.