Mutlu bir an yaşarken, tam anlamıyla gülümseyemiyordunuz bile. Arkasından gelen, daha bunu idrak bile edememişken yola çıkmış bir hüzün vardı çünkü. Uçsuz bucaksız görünen mutluluklar, dipsiz hüzün kuyularına benzerdi.
Bazen hiç bitmeyen, sonu gelmeyen uçuk hayallerimin ortasına biraz umut olsun diye mum diker ve ucunu ateşe verirdim. O ateş beni hem yakar, hem de aydınlatırdı. Mutluluğa ulaşırken cayır cayır yanardım her adımda.