Gökyüzü aydınlık diye mi üzülüyorsunuz? Teninizi yakan güneşe gülümseyin. Çünkü karanlığın içindekileri bir kez gördüğünüzde, bir daha asla eskisi gibi olamazsınız.
Yine de söküp atamıyordum onu içimden. Beni öldürüyordu, göğsümün içinde açtığı yaraya tuz basıyordu. Sanki ben yanıyorum dedikçe o benzin döküyordu üstüme. Bir kanser gibiydi, önce yüreğime dokunan bir kanser; oysaki tenime bile değebilmiş değildi. Dokunmadan sevmek mümkünse, paralel evrendeki ben kitabını yazmış olmalıydı.