Aşkın doruklarında ben ile nesne arasındaki sınır silinme tehlikesi gösterir. Aşık olan kişi, duygularının tüm tanıklıklarının aksine, “ben” ile “sen”in bir olduklarını iddia eder; bu birlik hakikaten bir olguymuş gibi davranmaya da hazırdır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bütün varlıklar için ulaşmanın tek anlamı vardır: Var-kalmak için çabalamanın sıradan hali! Yaşama direncinin gerektirdiği zorunlu yer değiştirmeler… Varlıklar arasında yalnız biz kederli insan varlıkları, “ulaşmak”tan “ilerleme”yi anlarız.; öyle ki, ilerlemeye yönelik olmayan bir ulaşma kavramımız bile yoktur. Hedef, gaye, emel, amaç, ilerleme gibi kavramları yüceltip dururken, adeta erekselci varsayımlarımızın tetiklediği kederli bir öte için sevinçli bir şimdinin farkına varamaz oluruz.
Öyle ya Spinoza gibi hakikat kavramına düşünce tarihinde eşine az rastlanır ölçüde bağlı olan biri için, bir kavrayışın hakikate uygun olmasıyla o kavrayışın varlıkta sevinç doğurması, böylece onu daha aktif yapması ve nihayet var-kalma gücünü arttırması arasında zorunlu bir bağ vardır.
Diyelim ki galaktik bir etik var: Bakın ama dokunmayın. Bu dünyaların yanından uçarak geçebilirsiniz; yörüngelere girebilirsiniz; fakat iniş yapmanız kesinlikle yasak. Bu kısıtlamalar altında Dünya’daki çevrenin nasıl olduğunu ve birilerinin yaşayıp yaşamadığını bulabilir misiniz?