“Beyaz bir ev gibi” dedi Eda, içeri adım attığında. “Ama tekerlekli.” Eda'nın * tanımı sizce nedir? M.A. romanından 🔏🎀
Alıntı
“Mesafeyi aştım. Bu kez kalbimle.” M.A. romanından...🔏🫀 Peki ya siz hangi mesafeleri aştınız¿?
Alıntı
Reklam
M.A. romanından...
“Aynı gökyüzü altında aynı yıldızı seyrediyoruz. Belki de geçmişten gelen o yansımayı ve barındırdığı hikayesini görüyoruz.” 💫 Ebrar Gültekin kaleminden 🔏
Alıntı
22:22
" Bazen söylemek istediğim Tonlarca cümle varken Hiçbir şey söyleyememenin Adıdır satırlara sığınmak..." Evet bazen tam olarak böyle hissediyordum. Şiir yazmak benim için onlarca cümle varken birkaç satır arasına gizlenmek gibiydi. Sanki satırlarım beni koruyordu ve bu yüzden korunmaya ihtiyacım yoktu... M.A. romanından ufak bir kesit...🫠🔏🎀
Alıntı
Ikinci ayriliq
men bilmirem sohbete hardan baslayim. amma herseyi onunla baxdigimiz filmlere benzedirem. usagligdan munasibeti birlikde oyrenen iki sexs heyatlarinin ferqli zamanlarinda 3 defe tanisirlar. ve 3 cu defe sonuna kimi birbirilerini buraxmirlar. men sene tesekkur edirem. etdiyin hiss eletdirdiyin herbir duyguya gore sene minnetdaram. seni bilmirem amma men munasinet qurmagi senden oyrendim. bezi insanlar varki bir neticeniz olmadigi gorsensede onlardan aldığın dersler sene en boyuk nəticə olur. Sene heyatinda semimi qelbden ugurlar. ne elemisemse ancag senin yaxsiligini ve yaninda olmagi istemis olduguma gore etmisem. pis yaxsi hereketlerim olsa da daima senin qaygina qalmisam, eynile sende. biz tam bir kamanda kimi idik. her zaman birbirimize destek idik. nese lazim olsa de burdayam. cunki biz en yaxin dostlar olaraq birləşmişdik. senin qəlbini sevirem. ve son olaraq, sen menim qazana bilmediyim tek doyusum olaraq qalacagsan. ve sene eoz veriremki biz yeniden goruseceyik. sadece o goruse qədər temiz qalaq. men cunki ele olacagam. sendende xahisim bizi yeniden gozlemeyindi. cunki başqa birini ilk defe gorsen ve ona hereketlerine gore asiq olsan, meni xatirla. men eyni situasiyada yanında olsa idim men nece edərdim? ozune yaxsi bax. M
TARİHİN EN BÜYÜK GİZEMLERİNDEN BİRİ: 50 BİN ASKER NASIL YOK OLDU? M.Ö. 525 yılında Pers İmparatoru II. Kambises, antik dünyanın en güçlü ordularından birini Mısır’ın uçsuz bucaksız batı çöllerine gönderdi. Rivayete göre ordunun görevi, Siwa Vahası yakınlarında bulunan ve büyük saygı gören gizemli bir kahinler tapınağını yok etmekti. Yaklaşık 50 bin askerden oluşan devasa birlik günlerce kavurucu sıcakların altında ilerledi. Ancak daha sonra tarihin en esrarengiz olaylarından biri yaşandı. Ordu adeta yeryüzünden silindi. Ne geri dönen bir asker oldu, ne bir savaşın izi bulundu, ne de kayboluşlarını açıklayacak güvenilir bir kayıt ortaya çıktı. Antik tarihçi Herodot’a göre askerler çölde ilerlerken korkunç bir kum fırtınasına yakalandı ve dev dalgalar gibi yükselen kumlar bütün orduyu yuttu. Bu hikaye yüzyıllar boyunca yalnızca bir efsane olarak görüldü. Fakat modern çağda yapılan araştırmalar gizemi yeniden alevlendirdi. Mısır’ın batı çöllerinde çeşitli insan kemikleri, bronz silah parçaları, ok uçları ve askeri teçhizat kalıntıları bulundu. Bazı araştırmacılar bunların kayıp Pers ordusuna ait olabileceğini öne sürerken, diğer uzmanlar kesin kanıtların hala yetersiz olduğunu söylüyor. Üstelik son yıllarda ortaya atılan teoriler yalnızca kum fırtınasıyla sınırlı değil. Bazı tarihçiler ordunun çölde yolunu kaybederek susuzluk ve açlıktan yok olduğunu düşünürken, bazıları ise yerel Mısır güçleri tarafından pusuya düşürülmüş olabileceklerini savunuyor. Hatta kimi araştırmacılar Herodot’un anlattığı olayın tamamen propaganda amacıyla abartılmış olabileceğini bile öne sürüyor. Bugün, aradan yaklaşık 2.500 yıl geçmiş olmasına rağmen Pers ordusunun başına gerçekte ne geldiği hala kesin olarak bilinmiyor. Gerçekten devasa bir kum fırtınası mı 50 bin insanı tarihten
Reklam
Reklam