Sevmeyi bilene her şey konuşur: Bir bakış, bir ifade, bir duygu, bir yara, bir yokluk, bir sessizlik.
Yargılamadan dinle, yargılamadan sev. Hatta yargılasan bile sev ki hakiki sevgi, budur belki.
Yeter ki sev.
Ne zaman Müslümanlar dinlerine sımsıkı sarılıp onu hakkıyla yaşamışlarsa ilerlemişler ve üstün gelmişlerdir ne kadar da dinlerinden taviz verip onu hakkıyla yaşamamışlar o zaman da geride kalıp düşmanlarına mağlup olmuşlardır.
Hayat coşku ve mutluluk olduğu kadar, ıstıraptır da. O ıstırabı layıkıyla, meşru bir biçimde yaşamayı başarabildiğimizde onun yerine bir şey koymak zorunda kalmayız.