Canını ve malını Allah yolunda feda eden, Harise bin Numan. İki Cihan Güneşi’nin ders halkasında yetişmiş, onun talim ve tedrisinden geçmiş, kahraman ve cömert talebelerden birisi de Hârise bin Nûman’dır (r.a.). Hârise bin Nûman, malını mülkünü, canını ve bütün hayatını, en küçük bir tereddüt ve şüphe göstermeden Resûlullah’a (a.s.m.) feda edebilen bir kahramandı. Ömrünün sonlarına doğru gözlerini kaybeden Hârise namazgâhı ile evinin kapısı arasına bir ip çekmiş, cemaatle namaza katılabilmek için evinin kapısı ile Mescit arasına bir ip bağlamıştı. Ezan sesi duyunca çekilen ipe tutunarak mescide giderdi. Fakirler bir şey istedikçe ipe tutunarak onlara bizzat sadaka vermiş, bu işi kendilerinin yapabileceğini söyleyen ailesine, fakirlere kendi eliyle sadaka vermenin insanı kötü ölümden koruduğuna dair Resûl-i Ekrem’den bir hadis duyduğunu söylemiştir.
*بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ* _Allahümme Salli Âlâ Seyyidinâ Muhammedin ve Âlâ Âli Seyyidinâ Muhammed._ Câbir (R.A.) rivayet ediyor. Peygamber Efendimiz (A.S.M.) şöyle buyurmuşlardır: *Üç şey vardır ki,* *onlar kimde bulunursa,* *Yüce Allah onu her yö­nüyle himâyesi altına alır ve onu Cennetine koyar:* *Zayıfa merhamet,* *anne babaya şefkat,* *emri altındakilere iyilik.* ```(Câmiü's-Sağir-3416)```
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Algı, izafiyet ve idrak...
Algının Göreliliği (Psikolojik İzafiyet) Duyusal girdi ve dikkat mekanizması zaman algısını manipüle eder. Beyin, acı veya tehlike anında hayatta kalma güdüsüyle tamamen "o ana" odaklanır. Bilgi işleme hızı maksimuma çıkar, detaylar artar ve bu durum zamanın genişlemesine (akmamasına) neden olur. Buna karşın dopamin seviyesinin yükseldiği, zihnin "akış" durumunda olduğu mutluluk anlarında dikkat dış dünyaya ve zamanın takibine değil, deneyimin bütününe odaklanır. Zihinsel saat yavaşlar, dolayısıyla kronometreye göre uzun olan bir süre algıda saniyelere dönüşür. İdrak Boyutu (Bilincin Zamanı Anlamlandırması) Algı anlık ve duyusal iken, idrak bu girdileri bir bilince, bir varoluş zeminine oturtma çabasıdır. Bu paradoks bize şunu söyler: Evren Newtonian bir mutlaklıkla, tıkır tıkır işleyen homojen bir saatten ibaret değildir. Zaman, yalnızca uzay-zaman dokusundaki kütleçekimiyle bükülen fiziksel bir olgu olmakla kalmaz; aynı zamanda insan bilincinin derinliklerinde de bükülür. İdrak düzeyinde insan, kronolojik zamanın ötesine geçerek niteliksel zamanı keşfeder. Gerçek anlamda "yaşanan" süre, saatlerin gösterdiği değil, idrakin derinliğinde iz bırakan süredir. Fiziksel Gerçeklik ile Bilişsel Gerçekliğin Kesişimi Kuantum fiziği ve modern nörobilim çizgisi geliştikçe gördük ki "gözlemcinin konumu ve bilinci" gerçeğin kendisini şekillendirir. Nesnel dünya ile öznel deneyim arasındaki sınır, idrak yükseldikçe silikleşir. Saatteki bir dakika her yerde bir dakikadır (klasik fizikte), ancak onu yaşayan bilinç için "an", sonsuz varyasyon barındıran kuantum mekaniksel bir olasılık havuzudur. Bu bağlamda, zamanın sadece fiziksel bir koordinat değil, aynı zamanda bilincin inşa ettiği bir esneklik olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada, zihnin bu "zamanı bükme" kabiliyetini
m
Arzularımız gerçəkləşdi Sən getdin Bu xarabalıqlardan Gələcəyinə fokuslanıb Hərkəsi burda qoydun Amma O batağlıqda məndə qeybə çəkildim Dünən son dəfə səninlə Görüşümüzü xəyal edirdim Amma sənin bir anda Xəbərsiz getməyin Son xəyallarımıda batırdı Yolun açıq olsun gözəlim. Ümid edirəm Yad diyarlarda Heçbir çətinliyin olmayacaq Olsa belə Mənə bildir. Çünki biz Lazım olduqca Birbirimizə qarşı Eyni anda Qardaş-Bacı Ata-Ana Sirdaş Yaxın dost Vəya ən əsası Yoldaş Olmuşuq. İlk ikisi bəlkə də qəribə
*Namazsızlığın insan hayatındaki en yıkıcı etkisi Muhammedsizliktir ASM./* Namaz dinin direğidir hadisindeki din nedir? İslâmiyettir. İslâmiyet nedir? *Risale-i Nur'un ifadesiyle; Ümmi bir zâtın (A.S.M.) ef'al ve akval ve ahvalinden çıkan İslâmiyet...* Cenab-ı Hakk eğer namaz gibi en büyük ibadet ve emrinde sadece kendisini muhatap alsaydı Kur'an'ın da bazı emirlerde ve yasaklarda yaptığı gibi _namazın her detayını bizzat ayrıntılarıyla Resulullah ASM'ın izahına ve öğretmesine ihtiyaç bırakmadan Kur'an'ında ifade ederdi_ ama bitamamiha etmemiş şuan biz Efendimizin ASM öğrettiği namaza eğer bakmaz isek namaza Allahu Ekber diyerek başlayamıyoruz bile! Çünkü Kuran'da namaza hangi hareket ile ne söyleyerek ve nasıl başlanılacağını açıklayan bir ayet yok. Namaza nasıl başlanır Efendimiz ASM'dan öğrendik çünkü Kuran'da O'na ASM ittati emrediyor. Acaba O'nsuz, Muhammedsiz ASM Namaza başatmayan Cenab-ı Hakk, kendisinin huzuruna gelmeden O'na, Efendimiz ASM'a uğrayıp İslamiyeti ders almamızı namazı ders almamızı, güzel ahlakını ders alamazı murad etmeseydi Kuran'ında detaylıca namazı anlatmaz mıydı? Demek namazdan maksat bizzat kendimiz olarak sadece doğrudan Allah'ın huzuruna çıkmak değil! Belki Resulünün ahlakıyla ve O'nun gibi ve O'na benzeyerek ve namazı dahi O'na benzeterek huzuruna çıkmamızı istiyor. Yasinin Yasin olarak Allah'ın huzurunda Muhammedsiz ASM ne işi var? İşte buradan anlamalıyız ki Yasin önce Muhammede ASM benzesin hareketleri de kafasına göre değil aynı Muhammed ASM gibi olacaksa namaza gelsin... İsteniyor! *Demek Ona benzemeyen ve namazını O'na benzetmeyen kulun ibadeti namazı murad değildir!* Namaz kılan bir kişi bakın sabah ilk işi uyanınca Efendimize ASM'ın öğrettiği namaz ibadetiyle güne başlıyor. Öğlen, ikindi, akşam ve yatsı günün 5 vaktinde