Onunla ilgili bir soru sormaya cesaret edemesem de, ne olduğunu, orada nasıl bir tavır sergilemek gerektiğini bilememek çok korkunç. Sanırım inip çıkan bir düzenek var, sizi üzerine yatırıyorlar... Ah! Başım bedenimden ayrılmadan önce saçlarım ağaracak.
Ah! Bir hapishanede olmak ne büyük bir alçalma! Burada her şeyi kirleten bir zehir var. Burada her şey, on beş yaşında bir kızın şarkısı bile yozlaşıyor! Burada bulduğunuz bir kuşun kanadında çamur vardır; koparıp kokladığınız güzel bir çiçek iğrenç kokular yayar.
Temyiz sizi bir uçurumun üzerinde asılı tutan ve kopana dek sürekli çıtırdadığı duyulan bir ipten ibarettir. Tıpkı giyotinın bıçağının aşağı düşmek için altı hafta beklemesi gibi.
Bunlar kendilerinin oyuncu olacağı güne kadar gösteriyi izleyen mahkûmlardı. Araf'ın hava deliklerinden cehenneme bakan kayıp ruhlar gibi görünüyorlardı.