On dördüncü tablet: Efendi Enki'nin sözleri,
Eridu'nun evlatlarından biri olan Büyük efendi Enki'nin ağzından çıktığı gibi, ne bir eksik, ne bir fazla yazıldı.
Udbar'ın oğlu baş yazıcı Endubsar tarafından
Efendi Enki tarafından uzun ömürle kutsandım.
Kaderin tayin ettiği bir zamanda gelecek nesiller bu kaydı okusun, Geçmişi hatırlasın ve Gelecek için kehanet olarak anlasın,
Geçmişin Geleceği olsun yargıç!
Gök ve Yer devreler içinde devrelerde düzenlenmişse eğer,
Olmuş olanlar bir daha olacak mıdır? Geçmiş- Gelecekmidir?
Dünyalılar da Anunnakileri mi taklit edecekler? Dünya da Nibiru'nun yaşadıklarını mı yaşayacak?
Buraya ilk gelen olarak, son ayrılacak olan da kendisi miydi?
Tekrar karşılaşır mıyız, Dünya'da veya Nibiru'da, diye sordu Enki.
Nibiru'ya gidersek öleceğimizi söylerken haklı mıydı Gal diye yanıtladı Enlil. Sonra oradan ayrıldı.
Nibiru için altın çıkartma görevini tamamlayacağız!
Böyle dedi Enlil, Enki'ye; sözlerinde keder vardı.
Dehşet Silahları kullanılmamış olsa mesele farklı olur muydu, diye meydan okudu Enki, kardeşine.
Galzu'nun Nibiru'ya dönmeyin demesine kulak asmasa mıydık, diye tersledi Enlil.
Anunnakiler isyan ettiğinde Dünya Görevi dursa mıydı?
Sen yaptığını yaptın, ben yaptığımı yaptım. Geçmiş yaşanmamış hale getirilemez!
Bunda da bir ders yok mu, diye sordu Enki her ikisi adına.
Dünya'da olup bitenler, Nibiru'da olup bitmişleri yansıtmıyor mu?
Geçmişin hikayesinde yazmıyor mu Geleceğin ana hatları;
Kendi suretimizde yarattığımız İnsanlık başarılarımızı ve başarısızlıklarımızı tekrarlamayacak mı?