Mehmet Akif Akman

Türkiye'nin Meselesi
Türkiye'nin meselesini güçlü olma, zengin olma, kalkınma, gerilikten kurtulma, sosyal meselelerin halli, yürürlükteki ahvale intibak seviyesinde ele almak ve böylece telaffuz etmek Türkiye'nin varlık şartını gölgede bırakmanın bir yoludur. Batılaşma serüvenimiz içinde başımıza gelenler Türkiye'nin varlık şartını görünmez kılmanın israrlı çabaları sonunda gerçekleşmiştir. Öyleyse olanı ve biteni, olmayanı ve bitmeyeni yeniden ve ayık kafayla göz önüne getirmemiz gerek. Ayık kafayla dedim, zira Müslümanlar şarapla sarhoş edilemedikleri için medeniyetin sorumluları bizi uzak hayaller ve günübirlik ayakbağlarıyla sarhoş etmeye çabalıyorlar. Bu çabalarında şimdilik kolay bir başarıya ulaşmışlardır. Bu da birbirimizi anlamak hususunda aramıza koydukları engellerin neler olduğunu bilemeyişimizdir. Türkiye'nin meselesini anlamakta atabileceğimiz en sağlam adım birbirimizi anlamayı göze alışımız olacaktır.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Düşünce
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2021 19:27
Eskiden ne iyiydi, irtica diye bir şey vardı. Gerektiği zaman "irtica var", "irtica hortladı" derdik ve böylelikle siyasi rakibimizi köşeye sıkıştırırdık. Eskiden ne iyiydi. Defalarca peynir gemisinin lâfla yürüdüğünü ispat etmiştik. Birine mürteci, gerici, sağcı dedik mi işi bitikti. Şimdi öyle mi ya? Şimdi ne zaman irtica lafı etsek bazıları çıkıp "siz müslüman değil misiniz?" diye soruyorlar. Bu soruya menfi cevap vermek de müsbet cevap vermek de işimize gelmiyor. Ama eskiden ne iyiydi. Soruyu biz sorardık. Hem de "yoksa müslüman mısın?" edasıyla sorardık. Sakın sen müslüman olmayasın diyerek aydın çevrelerde sıkıştırırdık önümüze geleni; Nerede eski günler? Değişiyor herşey, irtica elden gidiyor! Tespit dolu ama çözüm önerisi olmayan bir kitap daha.. Belki de çözüm önerisi bekleyişimiz zayıflığımızdır ha ne dersiniz? Okuyalım o halde.. İyi okumalar
İrtica Elden Gidiyorİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 2014337 okunma

Mehmet Akif Akman

, bir kitap okudu
10/10
·238 syf.·
Beğendi
·
8 günde okudu
·
2021 6. kitabı
Mustafa Sabri Efendi
8.5/10 · 307 okunma
İttihatçıları tanıyan herkes bilir ki, onlar ne zaman hükûmetten çekilmek zorunda kalsalar, haleflerini düşürmek ve kaybettikleri hükûmeti yeniden ele geçirebilmek için devlet ve milleti savaşa boğarlar. Hükûmetin savaşın memleket ve millet için iyi olmayacağını görüp savaştan kaçınmasını değişik şekillerde yorumlayarak, hükûmeti acz, boyun eğmek, vatana ihanet ve vatani satmak gibi günahlarla suçlarlar. Hükûmet savaşa girdiğinde de, ordu içinde kendilerine bağlı gizli cemiyete mensup komutan ve subaylar, savaşta zafer için gerekli gayreti göstermedikleri gibi, bilakis düşman karşısında ordunun yenilmesi için ellerinden geleni yaparlar. Böylece partilerinden aldıkları emirleri uygulayıp, savaşta yenerek hükûmeti düşürmeyi amaçlarlar. Savaştan kaçmanın vebalini hükûmete yükledikleri gibi, savaş yenilgisinin vebalini de hükûmete yüklemek isterler.
Sayfa 195·Kitabı okudu
O günlerden bu günlere ne değişti?
Türk laiklerinin en meşhur simalarından olan Abdullah Cevdet, dergisinde Benî Kurayza gazzesinden bahsetmiş ve Peygamber Efendimiz'in(sav) onlar hakkında verdiği cezayı şiddetle ve hakaretvâri bir dille eleştirmişti. Onun bu hezeyanlarını 18 Mart 1923 tarihli Peyam-ı Sabah gazetesinde yazdığım uzunca bir makale ile cevaplamıştım. Olayı öğrenen sultan, bakanlıktan, söz konusu şahsın peygamberlere hakareti men edici kanun mucibince cezalandırılmasını taleb etmiştir. Olay o günlerin tüm gazetelerinde bu şekliyle yer almıştır. Kendini habis çevrelerin emrine adamış Akşam gazetesi ise olayı bu çevrelerin isteği doğrultusunda kasden saptırıyor. Abdullah Cevdet'in habis, iğrenç günahını insanların gözünde küçültmeye çalışı Sultan Vahdeddin'in ne denli zalim birisi olduğunu ispatlamaya çalışıyor. İşte bu şekilde gerçekleri saptırarak hakkı batıl, batılı hak gösterme mücadelesi içindedirler. Peygamberlere hakareti hak sayarlarken, onları koruyan kanunları Ortaçağ hükümleri olarak nitelendirmektedirler. Tabiî ki bu cesareti, mevcut laik yönetimden almaktadırlar!
Sayfa 132·Kitabı okudu