Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ailem çok uğraştı benim iyi bir eğitim alabilmem için. Bir sürü okula gittim. Sürekli taşınmalarımızın bir hediyesi. Önceleri okul bana iyi geldi. Öğretmenler bana ölümü unutturabiliyordu.Ama sadece birkaç yıl sürdü kürsüdekileri önemsemem. Sonra anlamamaya başladım okulu. Neden bir sınıfta toplanıp bir kişinin dediklerini dinleyip not alıyoruz,diye düşündüm. Eğer bu soruyu sormasaydım çoktan uluslararası politika lisansımı tamamlamış olurdum. Midem bulanmasaydı kağıt ve kalemden,kitaplardan doktora bile yapardım. Bir zamanlar hayal ettiğim gibi bir devlet adamı olurdum. Ama benim, her zaman için hatam çok soru sormam oldu. Bu huyum çok meraklı olmamda değil,yanıtları bilemeyişimdendi. Bana yöneltilen sorulara sorularla yanıt verebiliyordum ancak. Süründüğüm üniversitelerde herkes heyecanla dört beş yıl sonrasını düşünerek anlatılanları dinlerken, ben amfinin şuralarına hikayeler yazdım evimin kapısının üst kilidinin anahtarıyla... Terk ettim okulu. Belki hâlâ bir yerlerde kayıtlarım duruyordur ve yoklama kağıtlarında "yok" yazılıyorumdur. Ve belkide benim için söylenecek en yerinde kelimedir. Ben yokum!
Bendeki erken yükselişin ve daha hayatın yeni öğrenilmesi gereken yaşta bu noktaya varmış olmamın nedenini bilmiyordum. Belki de ben dünyadan daha hızlı döndüm. Hepsi bu. Gölgesinden hızlı silah çeken o çizgi film kahramanı gibi.
Ve ben taşıyordum,içimdeki Kinyas taşıyordu. Ağzımdan köpükler,kulaklarımdan kanlar çıkıyordu... Uyandığımda bir hakimin odasındaydım.
" Bırakın beni! Dinlendim " dedim.
" Altı ay! "dedi "Yatacaksın."
" Yatarsam kalkamam!" dedim.
" Biz seni uyandırırız" dedi.
İşte böyle girdim Hollanda'nın en boktan hapishanesine,saldırı ve devlet memuruna tacizden...
Bak Kayra,biz herkes olduk.Kendimize en büyük acıları ve zevkleri tattırdık.Ve artık ölüyoruz.Bunu fark etmiyor musun? En yukarıdan aşağı düşüyoruz.Ve yeri öpmemize çok az kaldı.Başladığımız yere dönmeden,yani sermayemizde ve hafızamızda sadece ismimiz kalmadan hatırladıklarımızı yazacaksın.Hayatın suyunu içtikten sonra bir gün işememiz gerekecekti.Ve zihinlerimiz ölmeden önce bunu yapacağız, insanlığımızı, ahlakımızı,dünyayı çok uzun zaman önce yok ettik...Hissediyorum.Şimdi sıra anılarımızda ve hayallerimizde. Kafatasımızın içini süsleyen bütün bildiklerimizde.Her geçen saniye eksiliyorlar.Çok geç olmadan yazmalısın!