Hilal Ertaş

Hilal Ertaş
@madamepizza
insan bütün ömrünü iki kere iki peşinde geçirir, bu uğurda denizler aşar, hayatını harcar, fakat yemin ederim, arayıp gerçekten elde etmekten korkar. çünkü onu bulur bulmaz artık erişecek şeyi kalmayacağını bilmektedir. işçiler işlerini tamamladıktan sonra, hiç olmazsa aldıkları parayla meyhaneye gider, oradan karakola düşerler; işte size en aşağıdan bir haftalık meşgale. fakat bizler nereye gideriz? onun için gayeye her yaklaşmada bir huzursuzluk hissedilir. insan gayeye ulaşmak için çalışmayı sever, fakat ulaşmayı pek istemez; bu hal şüphesiz çok gülünçtür. şu halde insan daha doğuştan gülünç bir yaratıktır,işin hoş tarafı da budur zaten.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
kim olursa olsun, insan daima, her yerde akılla çıkarın buyurduğu gibi değil, canının istediği gibi hareket etmeyi sever; arzularımızın çıkarımıza tamamıyla ters düşmesi de mümkün,hatta bazen zorunludur. hiçbir sınıflamaya girmeyen, çeşitli sistem ve nazariyeleri cehenneme yollayan, daima yok sayılan en faydalı, en önemli çıkarlarımız, hudut tanımayan hür bir irade, vahşi de olsa kendine mahsus bir kapris, bazen bir kışkırtmayla çılgınlığa varabilen, ama özgün bir hayal kudretidir.
Sayfa 28·Kitabı okudu
kendi kendime macera hayalleri kuruyor, kafamda uydurduğum bir hayatı yaşıyordum. durup dururken, ortada fol yok yumurta yokken kendi kendimi gücendirdiğim çok oldu; aslında hiç sebep olmadığını bildiğim halde kendimi öyle dolduruyordum ki, sonunda gerçekten gücenip içerliyordum. bu çeşit oyunlar yaşamımı öyle bir sarmıştı ki, nihayet adeta kendime hakim olamaz hale geldim.
Sayfa 19·Kitabı okudu
hey tanrım, ya herhangi bir sebeple bu kanunlardan ve iki kere ikinin dört etmesinden hoşlanmıyorsam, tabiat kanunlarından, iki kere ikinin dört etmesinden bana ne? şüphesiz böyle bir duvarın hakkından gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim, ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye büsbütün boyun eğmeye de razı olamam.
Sayfa 14·Kitabı okudu
karou, kendi başınalığı ve yalnızlığıyla barışık, tamamen kendini düşünen kızlar gibi olmayı çok isterdi. ama öyle değildi. yalnızdı ve içindeki kayıp duygusunun her geçen gün büyüyüp kendini iptal etmesinden korkuyordu. yanında sırtını dayayabileceği birinin olması için yanıp tutuşuyordu. ense kökünde hafifçe dolaşan parmak uçları ve karanlıkta onunkine karışan bir ses... yağmurda şemsiyesiyle onu eve götürmek için bekleyecek, geldiğini gördüğünde yüzünde güneşler açarak gülümseyecek biri. balkonda onunla dans edecek, verdiği sözleri tutacak, kızın sırlarını bilecek ve sadece kolları, fısıltıları, güveniyle her yerde küçük bir dünya yaratacak biri.
Sayfa 77·Kitabı okudu