Laini Taylor

Laini Taylor

Yazar
8.3/10
618 Kişi
·
1.413
Okunma
·
56
Beğeni
·
3.352
Gösterim
Adı:
Laini Taylor
Unvan:
Amerikalı Genç-Yetişkin Fantezi Yazarı
Doğum:
California, 1971
Taylor , California'nın Chico kentinde dünyaya geldi ve UC Berkeley'den İngilizce derecesi aldı . Halen Oregon, Portland'da kocası ve kızı ile yaşıyor. Her zaman bir yazar olmak istedi, ancak ilk romanını bitirmeden 35 yaşındaydı.

2004 yılında , kocası Jim Di Bartolo'nun resmini çizdiği Image Comics için bir grafik romanı yazdı .İlk romanı, Dreamdark: Blackbringer 2007 yılında yayınlanan, netice olan 2009 bir galibi oldu Cybil Ödülü . Ancak, en iyi Duman ve Kemikli genç yetişkin fantezi serisinin kızı olarak bilinir . Serinin ilk kitabı Amazon tarafından 2011 yılının En İyi Teen Kitabı seçildi ve Blood of Days ve Starlight'ın devamı olan 2012 de listede yer aldı. Joe Roth , Serideki ilk kitabın film projesi.
"Senin bir annen yok. Tıpkı bir baban olmadığı gibi. Sen sadece zincirin bir halkasısın. Kılıç tutan bir elsin. Üzerine zırh giydirilecek bir kabuksun. Eğitimini unuttun galiba, asker? Sen sadece bir silahsın. Başka hiçbir şey değilsin."
Laini Taylor
İmparator Joram'ın öz çocuklarından oluşan asker birliklerine sözleri
"Ben umut ederim çocuk. Ama asla dilek dilemem. Arada fark var... Umut senin içinden gelir, dileklerse sadece sihirdir. Dilekler sahtedir. Umut gerçektir. Umut kendi sihrini yaratır."
444 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Kimeralarla meleklerin hikayesini anlatıyor.
Esas kızımız Karou'nun iki farklı hayatı var.Birisi insanların dünyasında; resim yeteneğine sahip,mavi saçlı,sürekli ortadan kaybolmasıyla gizemli bir hava yayan çok güzel bir kız. Diğer hayatında ise kimeralarla yaşıyor,Brimstone'un ayak işlerini yapıyor, diş topluyor ama neden topladığını bir türlü anlamıyor.

Akiva ise kimeraları avlamak için yetiştirilmiş bir melek. İlk başlarda soğuk ve duygusuz gibi görünse de onun gözünden baktığımızda olaylara, acı çektiğini görebiliyoruz.

Karou, Brimstone'un verdiği görevi yaparken Akiva ile karşılaşıyor ve artık hayatı eskisi gibi olmuyor.
Elimden bırakamadığım paldır küldür bitirdiğim bir kitaptı. Yoğun bir anlatıma sahip dili akıcıydı Her sayfasında gizem varlığını sürdürüyor. Olayları anladığımı düşünüp sayfayı çevirdiğimde suratıma tokat yemiş gibi oluyordum.

Akiva'dan çok Karou'ya aşık oldum diyebilirim. Son dönemde okuduğum en iyi genç yetişkindi.
444 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10·
Fantastik kitapların kölesiyim. Bu türü okumayı çok seviyorum ama kaliteli seriler bulmak o kadar kolay olmuyor. Bu seriye başlarken de çok bir beklentim yoktu ama... YAHU BU KİTAP MUHTEŞEM. O kadar güzel, o kadar harika bir kitap ki yorum yazarken bile mutluluktan yerimde duramıyorum, siz düşünün. Kitaba olan yorumumu abartmadan -bunu başaramayabilirim- yazmaya çalışacağım.

Kitabı başlarda o kadar da sevmedim. Fantastik adı altında, ergen gençlerin hikayesini okuyacağız sandım. Lux serisi tadında başarısız bir fantastik kitaba başladığımı düşünmüştüm. Yanılmışım. O kadar güzel yanılmışım ki anlatamam.

Baş karakterimiz Karou da bir şey bilmediği ve biz kitabı onun gözünden okuduğumuz için başta olayları anlamak mümkün olmuyor. Gel gelelim aksiyonlu olayların başlaması ve kitaba Akiva'nın dahil olmasıyla olaylar yavaş yavaş anlam kazanmaya başlıyor. Akiva ve Karou'nun ilk karşılaşması, daha ilk anda aralarında oluşan bağ, geçmişin sırları, Melekler ve Kimeraların düşmanlığı derken ortalık epey bir karışıyor. Bu kısımları zaten ayıla bayıla okudum. Bir de geçmişte yaşananların ortaya çıkmasıyla kitaba olan beğenim kat kat arttı. Kimeraların dış görünüşleri, dünyaları ve gizli sırları o kadar muhteşemdi ki. Bu kadar kaliteli bu kadar güzel bir fantastik dünya yarattığı için yazara acayip hayranlık duydum. Her şey ortaya çıktıktan sonra olanlar çok kalp kırıcıydı. Bu olanlardan sonra Karou ve Akiva ne yapacak bilmiyorum.

O dehşet sondan sonra ara vermeden ikinci kitabı okumaya başlıyorum.
490 syf.
·5 günde·9/10
Duman ve Kemiğin Kızı serisinin 2.kitabı Kan ve Yıldız Işığı.
İlk sayfaları okurken,olayları anlamaya çalıştım. İlk kitabıyla karşılaştırmadığım için hayal kırıklığıyla karşılaşmadım. Kitaba başlarken beklentim yoktu.
Sonlarına doğru yazar bir şekilde şaşırtmayı başarıyor.
Karou'nun karakterinden ödün vermemesi,duruşu,düşüncesi kendine hayran bıraktı. En yakın arkadaşı olan Zuzana'nın da hareketleri,Kimeralar dünyasına girdiğinde cesurca yaklaşımı da çok hoşuma gitti.Yazar iyi ki kitaba onu da dahil etmiş.
Serinin 3.kitabını çok merak ediyorum. Fantastik kitap okumasını sevenlerin bu seriyi okuması gerektiğini ve bayılacaklarını düşünüyorum :)
652 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Tanrı ve Canavarların Düşleri'ni de okuyarak çok sevdiğim duman ve kemiğin kızı serisini bitirmiş bulunuyorum. Bittiği için tabii ki de üzülüyorum.
Kitabın konusundan bahsetmeyeceğim çünkü serinin son kitabı ve spoiler vermeden nasıl anlatırım bilmiyorum. Gerçekten çok güzel ve farklı bir kitaptı. Kitabın son otuz sayfasını çok sevmemiş ve bazı yerlerde biraz sıkılmış olsam da çok güzel bir seri sonu okudum. Karakterler her zamanki gibi birbirinden güzeldi. Karou ve Akiva arasındaki ilişki çok farklı ve yürek ısıtan türdeydi. Liraz'a ve Ziri'ye bu kitapta gerçekten bayıldım, özellikle de güçlü dişi melek Liraz'a. Zuzana ve Mik tüm kaosa rağmen yine beni eğlendiren harika bir çiftti.

Bu serinin en farklı yanı sanırım çoğu sayfasında kalbimi acıtmasıydı. Daha önce bir kitapta kalbimin bu kadar acıdığına hiç rastlamamıştım.
Duman ve Kemiğin Kızı serisi gerçekten bizlere kimeraların ve meleklerin de içinde olduğu harika bir evren sunan, çok farklı bir seriydi, mutlaka tavsiye ederim. Keyifli okumalar:)

"Ne kadar bastırmaya çalışsa çalışsın, umut yüzeye çıkma konusunda kararlıydı."

Seri sıralaması:
1) Duman ve Kemiğin Kızı (#27452774)
2)Kan ve Yıldız Işığı Günleri (#27453424)
3)Tanrı ve Canavarların Düşleri
490 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
İlk kitabı çok sevince, ikinci kitaptan da beklentim büyüktü. Yazar beklentimi karşıladı, hem de fazla fazla karşıladı.

İlk kitabın sonundan olanlardan dolayı, ikiliyi kendi dünyalarında okuyoruz bol bol. Yazar, Meleklerin ve Kimeraların yaşantılarını o kadar güzel anlatmış ki ilk kitaba oranla epey azalan aşk sahnelerinin bile yokluğu hissedilmiyor. Melekler ve Kimeraların arasındaki düşmanlığın son raddeye gelmesi, iki tarafın da birbirinden acımasız hamleleri, aynı zamanda kendi içlerinde yaşadıkları güç savaşlarını okuyoruz kitap boyunca. Ayrıca bu kitapla birlikte, bir sürü yeni karakter de giriyor seriye. Akiva'nın kardeşleri; Liraz ve Hazael her ne kadar ilk kitapta da olsalar da esas bu kitapta başlıyor hikayeleri. Ben ikisini de çok sevdim. Özellikle Hazael'e bayıldım. Aynı şekilde Karou'nun arkadaşları Zuzana ve Mik'e de bayıldım. Zuzana gelmiş geçmiş en iyi arkadaştır net! Ziri karakterinin kitaba giriş sebebinden dolayı başta korkularım olsa da yazar beni hayal kırıklığına uğratmayarak Ziri'yi de sevmemi sağladı.

İlk kitapta olanlardan sonra Karou'ya hak versem de özellikle kitabın sonlarına doğru kendisine kızmaya başladım. En sevdiği kişilerden biri bile olanlara karşı daha ılımlıyken, Karou'nun bu kadar sert olmasına biraz sinirlendim. Akiva'nın, bir şeyleri telafi etmek için çırpınıp durmasına verdiği tepkiler de aynı şekilde sinir bozucuydu. Ama tüm kitap boyunca yaşadıkları, tükenmiş hali, kendi halkı için çırpınması, aynı zamanda Karou'yu sevmemi de sağladı. Akiva'yı ise o kadar sevdim ki anlatamam. İlk kitapta zaten çok sevmiştim ama bu kitapta iyice hayran oldum kendisine. Kendi ülkesinde yaptıkları, Kimeralara yaklaşımı çok güzeldi. Bu Kimeralar konusunda Hazael'e de hayran olduğumu belirtmeliyim.

Akiva'nın planı, planın devamında olanlar, o noktada yaşanan çok çok üzücü bir olay, bu olayın yine Karou ve Akiva'yı bir araya getirmesi, kitabı da çok heyecanlı bir hale getirdi. Melekler dünyasında işler bambaşka bir boyuta gelmişken, Karou'nun dünyası da aynı şekilde çok bomba bir olayla sarsıldı. İki tarafta da o kadar gerilimli ve heyecanlı olaylar oldu ki son sayfaları nasıl bitirdiğimi bilemedim. Kitabın sonu zaten başlı başına bir heyecan sebebiydi.

Kan ve Yıldız Işığı Günleri'ni de en az ilk kitap kadar sevdim. Yazarın hayal gücüne, bu kadar muhteşem bir fantastik dünya kurmasına tekrar hayran oldum. Hemen üçüncü kitaba da başlıyorum. Tüm bu olaylardan sonra, favorimin son kitap olacağına da epey inanıyorum.
652 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap, serinin diğer kitaplarına nazaran fantastik yönü daha ağır basan bir kitaptı. Çok kalın olmasına rağmen sıkıldığım bir an bile olmadı zira yazar her sayfada bir olay yazmış.

Melekler ve Kimeraların bir arada oluşu, birlikte girdikleri savaş, aynı zamanda kendi aralarında yaşadıkları gerginlikler her bölümü diken üstünde okumama sebep oldu. Olaylara Stelyalıların dahil olmasıyla da işler epey karıştı. Düşmüş melekler hakkında ki gerçekler çok şaşırtıcıydı. Serinin diğer kitaplarında, yazarın hayal gücüne çokça hayran olmuştum ama bu kitapla birlikte hayranlığımın seviyesi kat be kat arttı.

Yazar, bu kitapta, karakterler açısından da beni oldukça mutlu etti. Akiva ve Karou'nun bir araya geldiği her sahneyi çok severek okudum. Sonunda Karou'nun, Akiva'nın kendini affettirmek için yaptıklarını fark etmesi ve yaşananlara daha ılımlı yaklaşmasıyla derin bir oh çektim. Bu ikinin diyalogları, yaşadıkları, her şeyleri o kadar güzeldi ki favori çiftlerim arasına girdiler. Zuzana ve Mik'in ilişkisini de çok sevdim. O kadar tatlı, o kadar eğlenceli bir ikililerdi ki. Ayrıca bu ikiliyi okurken, keşke Zuzana ve Mik gibi arkadaşlarım olsa dedim. Aynı zamanda Liraz ve Ziri'yi okumak da bu seride en sevdiğim şeylerden biri oldu. Hatta onların olmadığı bazı sahneleri hızlı hızlı okuyup, bir an evvel ikisinin olduğu kısımlara geçmek istedim. Yazarın hem bu kadar güzel bir fantastik dünya kurup hem de bu kadar güzel karakterler yazması beni çok etkiledi.

Kitabın son sayfasını okuyup, kapattığımda hafif bir burukluk hissetmedim değil. Bu dünyada yaşamaya, karakterlerle bir arada olmaya o kadar alışmışım ki onlardan ayrılmak zor geldi. Benim gibi fantastik kitap okumayı çok seven biri için, hazine değerinde bir seriydi. En sevdiğim fantastik serilerde listenin başlarına yerleşti. Çok, çok sevdim.
652 syf.
·6 günde·8/10
Seriyi önce bir bütün halinde benim gözümden inceleyelim. Birinci kitabı üç defa okumak zorunda kalmıştım. Çünkü ne zaman ikinci kitaba geçecek olsam birinciyi unutmuş oluyordum. Bu durum da normalde kitapları kolay kolay unutmadığım için benim gözümde büyük bir eksi oluyor. Neyse zar zor ikinci kitaba geçtiğimde de baş karakterlerden biri olan Karou'ya katlanamayıp tam iki kez yarım bırakmıştım. İkinci kez yarım bırakma sebebim tamamen kitabı unutmamdan kaynaklı. Geri dönüp baştan okumak zor geldiği için daha sonraya ertelemiştim.

İkinci kitabı en baştan tekrar okumam altı ay gibi bir süre almıştı hatta beni burada takip eden bazı kişiler de çektiğim çileye şahit olmuştu. Karakterlerin ayrı olmalarının da kitabı yavaşlatmasında etkisi büyüktü. İkinci kitap sendromu bu seride beni yine etkisi altına almıştı yani.

Üçüncü kitaba geçince arayı fazla açmadığım halde yine unuttuğum noktalar oldu. Fakat yazar okurların nereleri unutabileceğini tahmin ederek bazı kısımları tekrar açıklamış. Yani diğer kitaplarındaki kadar sorun yaşamadım.

Beklentim ilk iki, özellikle de ikinci kitap dolayısıyla yerlerdeydi. Ona rağmen kitap kendisinden beklemediğim bir performans göstererek bir haftadan kısa bir sürede kendisini bitirmemi sağladı. Tabii bunda kitabın olay bakımından daha yoğun olmasının da katkılarını görmezden gelemem. Uzattığını düşündüğüm noktalar oldu. Hatta finalinden nefret ettim.

Mesela Stelyalıların gerçekten kitaba girmesi gerekiyor muydu? Tamam Akiva dolayısıyla onlar hakkında bilgi edinmemiz gerekiyordu ama neden yazar onlar hakkında bilgi verirken bu kadar masalsı bir anlatım seçti? Son bölümlerdeki bazı sayfaları bu yüzden iki kere okumak zorunda kaldım. Kim ne derse desin ben hala onların amacı ve Akiva'ya takmış olmalarına anlam veremiyorum. Yazar sırf karakterler kavuşamasın diye kırk takla atmış. Üzgünüm ama duygusal yaklaşmak istemediğim halde puanlamada duygusal yaklaşıp yazara lanet ederek puan kırdım.

İkinci kitap ne kadar gereksiz uzatılmışsa üçüncü kitap da bir o kadar sonu aceleye getirilmişti. Akış olarak güzel ama savaşın sonuçlanması ve peşinden gelen olaylar bakımından yetersizdi.

Yan karakterlerin hakkını vermeden de geçmek istemiyorum. Kitabı götüren yan karakterlerdi bu da ayrı bir konu. Zuzana, Mik, Ziri, Liraz. Kitabı hızlı bitirmemi sağlayan da aslında bu dört karakter oldu. Bazen sırf onların bölümlerine gelebilmek için hızlı hızlı okudum.

Yeni karakterlere ısınamadım. Karou çok şükür ki bu kitapta kendisini toparladı. Akiva zaten bildiğimiz Akiva işte. Onu da ayrı seviyorum.

Kitap, serinin diğer kitapları gibi kolay okunan bir dili var. İlâhi bakış açısıyla anlatılıyor. Yukarıda da dediğim gibi bazı yerlerdeki masalsı ve anlaşılması güç anlatım (belki çeviriden dolayıdır emin değilim) olmasa kitap tam puanı alırdı. Ben ki bu seriyi zar zor elime alan, genelde yarım bırakıp cinnet geçiren, neden bu seriye başladığını sürekli sorgulayan bir okur olarak bile bu kitaba tam puan vermeyi düşündüysem bu seriyi listenizin bir köşesine alabilirsiniz. Gerçi kesinlikle seriye kefil olmam ama konuyu severseniz tercih ettiğinizde pişman olmazsınız.


Puanlama
•Kurgu: 2/2
•Olay akışı: 1/2
•Dil: 1/2
•Karakterler: 2/2
•Çeviri (yazım yanlışı, noktalama vs.): 2/2
•Genel puanım: 8/10
(Bu puanlama şeklini yeni oluşturuyorum, henüz tam ve yeterli görünmüyor. O yüzden puan tablom için öneriniz varsa lütfen bana söyleyin.)


Genel Bakış
•Tür: Genç kurgu, Fantastik
•Seri/Tek: Seri. Üçüncü Kitap
•Aşk üçgeni: Yok.
•Favori karakterim: Zuzana
•Bu yazarın diğer kitaplarını okuyacak mıyım? Hayır sanmıyorum.
•Bu kitabı/seriyi gelecekte tekrar okuyacak mıyım? Hayır.
•Bu kitabı/seriyi öneriyor muyum? Türü sevenlere ve sabrı olanlara evet.
490 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Devam kitabı olarak gayet başarılıydı beni hayal kırıklığına uğratmadı.. kitap ilerledikçe yazarı daha da çok sevdim.. karakterler ve yaratılan dünyalar ırklar savaşlar küller penceler dişler kumlar camlar hepsi benimle şu anda:))) elinize geçerse okuyun pişman olmazsınız..
652 syf.
·8 günde·8/10
Üçlemenin son kitabı. Serinin ilk iki kitabı çok sürükleyici ve merak uyandırıcıydı. Onlar hakkında söyleyeceğim tek şey bu. Fakat üçüncü kitap... Son kitapta yazar hiç bahsedilmemiş olayları kurguya katıp bombaları art arda patlattı ve ben neye uğradığımı şaşırdım. Yeni karakterler katıldı, geçmişin derinleri kazıldı ve okurlar olarak adeta bilgi yağmuruna tutulduk. Ama seri devam etseydi ve her şey ortaya daha yavaş çıksaydı, bu daha tatmin edici olurdu. Çünkü kitap sanki artık her şey olacağına varsın diye yazılmış gibi.

Bence, ve bana seriyi öneren arkadaşıma göre, seri daha da devam edebilirdi. Beş, altı belki yedi kitap olabilirdi. Kurulan evren o kadar büyüleyici ve o kadar ayrıntılı ki... Yalnızca Kimeraların tarihinden iki-üç kitap çıkabilir. Kâşiflerin hikâyesi bir yan kitapla anlatılabilir. Üstelik üçüncü kitap bitmesine rağmen henüz hikâye bitmedi. İşte bu sebepleri göz önüne alarak söylüyorum ki, seri devam etmeliydi. Görülmemiş, farklı bir kurgusu var ve bu kurgu yalnızca üç kitapla harcanmış.

Yine de, okuduğum en iyi fantastik serilerden biriydi. Bence bu türe ilgi duyan herkes okumalı.
444 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı okumadan önce hakkındaki yorumlara bakmıştım. Keşke bakmasaymışım. İnanın kitabın arkasında tanıtımının yazmıyor olmasının bir sebebi var. İçeriğinin tamamen sürpriz olması, kitabımızın mükemmelliğine mükemmellik katıyor.
Ama benim gibi içeriğini az buçuk biliyor olsanız bile, birçok sürpriz unsurla karşılaşacaksınız. Şaşırtıcı, yazarının yaratıcılığına ve hayal gücüne saygıyla şapka çıkartacağınız, özellikle o suratımıza tokat gibi çarpan sonuyla inanılmaz bir kitap. İkincisine hemen başlamak isteyeceksiniz...
Duman ve Kemiğin Kızı
Laini Taylor

Yazarın biyografisi

Adı:
Laini Taylor
Unvan:
Amerikalı Genç-Yetişkin Fantezi Yazarı
Doğum:
California, 1971
Taylor , California'nın Chico kentinde dünyaya geldi ve UC Berkeley'den İngilizce derecesi aldı . Halen Oregon, Portland'da kocası ve kızı ile yaşıyor. Her zaman bir yazar olmak istedi, ancak ilk romanını bitirmeden 35 yaşındaydı.

2004 yılında , kocası Jim Di Bartolo'nun resmini çizdiği Image Comics için bir grafik romanı yazdı .İlk romanı, Dreamdark: Blackbringer 2007 yılında yayınlanan, netice olan 2009 bir galibi oldu Cybil Ödülü . Ancak, en iyi Duman ve Kemikli genç yetişkin fantezi serisinin kızı olarak bilinir . Serinin ilk kitabı Amazon tarafından 2011 yılının En İyi Teen Kitabı seçildi ve Blood of Days ve Starlight'ın devamı olan 2012 de listede yer aldı. Joe Roth , Serideki ilk kitabın film projesi.

Yazar istatistikleri

  • 56 okur beğendi.
  • 1.413 okur okudu.
  • 39 okur okuyor.
  • 512 okur okuyacak.
  • 25 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları