buket

buket
@madamkoala
Ölüler ağlarsa öyle ağlardı, mezarlar titrerse benim gibi titrerlerdi. Nigâr’ın benimle ilgisi işte bir ölü bir mezarın ilgisi gibiydi.
Reklam
Çalının dibine düşüvermiş bir yaralıyı düşün. Ölmek üzeredir; fakat bilir ki yine o anda kendisi gibi can çekişen birçok insanlar var, bilir ki onların hiçbiri bu kadar yiğitçe harcanan canına hasret çekmiyor, biliyor ki gözleri kapanıp da bu alemi bu bakıştan seyrettiği vakit ruhu yüce alemin, neşe kevseriyle mest olacak.
Gizli, ne olduğu belirsiz, fakat hükmeden sesi üstün bir duygu, uzun bir beraberliğin kalbimde sağlamlaştırdığı sevgi duygusunu susturuyor, seni sevmeye alışık bu kalbe “Hayır, ona düşman olacaksın,” diyordu. Niçin?
Bir kalbin gizli noktalarına gömülmüş kalan duygular hükümsüzdür
Sanmam; bir canlıyı zalim dislerine alarak kemiren bir hastalıktan kurtaracak olan, ne bir kelebegin kanatlarina binerek ucan fikirlerdir ne de geceleri hulyalarini samanyolunda izleyen gözler! Bir nesterin ucuna bagli olan sifa bilemem ki bir kafiyenin bir hecesine bagli olan ahenkte var midir? Sairlerin sok sevdikleri veremli kizlarin nabizlarini, bir saatçi gibi dinleyen hekimler, siirlerini musiki gibi ahenk ve vezne uydurarak okuyan sairlerin teranesine mi brakacaklar?
Reklam