Öncelikle şunu ifade edelim ki "bireycilik" İslam'ın ortaya koyduğu öğretilerle taban tabana zıt bir yaşam tarzıdır zira İslam yalnızca sosyal hayatta değil ibadet hayatında dahi bireyci yaklaşımlara mesafelidir. Çoğu dinde ibadet makanları, şehirden uzak, münzevi köşelere inşa edilirken; İslam, camileri şehrin kalbine yerleştirmiş, şehirleri de camilerin etrafında iskan etmiştir. Ruhbanlık ve inziva gibi yaklaşımların yerine "halk içinde Hak ile beraber olma" düsturu; yani toplumdan soyutlanmadan, insani ilişkiler sürdürülerek Allah ile irtibat kurma yaklaşımı temel alınmıştır.