Modern toplumların yeni kuşaklara belirli birtakım değerler yüklemekte aciz kalması, doğal olarak değerlerden yoksun bir insanlık yaratılmasına neden olmuştur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanilikten arındırılan insanların başa çıkmak zorunda oldukları en vahim handikap, anlamlı kılacak değerlerden yoksun oldukları hissine kapılmaktan kendilerini kurtarmaktır. Belirli bir değerden yoksunlaşma hissi, insanın kişiliğinde çok ağır bir baskı olarak tebarüz etmektedir. Özellikle sosyalleşme sürecinin başlarında kişiler, değerli ve önemsenen bir insan olduğu hissini duyumsamayı çok daha fazla arzu etmektedir.
Metropol insanı, hemen herkes ile çok yakın bir ilişki içindedir ama duygusal ve özel dünyasında olup bitenlerle ilgili hiç kimse ile hiçbir şey paylaşmadığı için aynı zamanda vahim bir yalnızlık içindedir. Çevresindeki herkes adeta hem en yakın dostudur hem de uzak birer yabancıdır. Bu halet-i ruhiye içinde yaşamını sürdüren metropol insanı, kuşkusuz ki tam anlamıyla ruhsal bir çöküntü içindedir.
Gündelik yaşamın icaplarından kopartılıp sanal zindana hapsedilen kişiler artık gündelik yaşamın hegemonyasından hiçbir rahatsızlık duymaz hale gelmekte ve hegemonyanın varlığını bile hissetmemektedir. Sanal hapishanede harsizmi her bir kişinin sınırsız biçimde yaşaması temin edilmektedir. Her bir kişinin narsizmi sınırsız biçimde yaşamasını temin ederek onları ödüllendiren güç odakları, gerçek hayattaki hegemonyanın yerleşikliğini ve sürekliliğini garanti altına almaktadır.
Uyuşturucu madde, dijital medya bağımlılığı gibi pek çok sanal sığınak, onların psikolojik çöküntülerini derinleştirmektedir. Onların egolarını köreltmekte ve onlara narsist duygular telkin ederek, narsizmi tahrik ederek, çöküntü halindeki halet-i ruhiyelerini normalleştirip meşrulaştırarak kişileri gerçek dünyadaki konumlarından; bağ, bağlantı ve irtibatlarından koparmaktadır. Büsbütün yalnız kalan, soyut ve somut bağımlılıklarından kopartılan kişiler, devasa bir bağlantılılaşım ağının içine hapsolmaktadır.