Gerçek hayatta asla yapamayacaklarını, sanal alemde güven içinde ve hiçbir riskle karşılaşmadan ifa edebilen modern kişiler, bunun sonucunda konformist bireylere dönüştürülmekte ve insan olma çabaları kadük hale getirilmektedir.
Sosyalleşme sürecinin en kesif haliyle yaşandığı çocukluk, ergenlik ve gençlik dönemlerinde toplumsal varlığın "işe yarar" birer üyesi olduklarına dair tebrikler, taltifler ve takdirler, bireylerin en fazla ihtiyaç duydukları ritüellerdir.
Fikri iskelet yoksunluğunun neden olduğu belirli bir misyonla kendini teçhiz edememe sorunu, genç kitlelerin değerli, anlamlı bireyler olarak kendilerini tahayyül etmelerine olanak tanımamaktadır. Tahayyülsüzlüğün tasavvur kabızlığına neden olması ve kendini ifade etme, anlatma aczi, genç insanlarımızın yaşam alanlarını bataklığa dönüştürmektedir ki bu bataklıkta can çekişen insanlar, yakaladıkları her dikenli tele can havliyle yapışmaktadır.