Puan vermedi
Kur’an ve hata kelimelerini arama motoruna yazınca ilk karşımıza çıkanlardan birisi miras paylaşımı hususunda Kur’an’da hata olduğu iddiası. Meşhur ateist ve İslam karşıtı Turan Dursun’un sitesinde aklını imanının önüne engel olarak koyan gençler, bu miras ayetlerini gündeme getirip tabiri caizse “Kur’an’da çok bariz bir matematik hatası var ve şayet kusursuz olduğu iddia edilen Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olsaydı bu bariz hata olmazdı” demeye getiriyorlar. Ve bu iddiaya cevap vermek için kolları sıvayan gayretli ve aklını kullanan -bir kısmı âlim- birçok Müslüman zat internet sitelerinde meseleyi gündemlerine taşıyor. Birbirinden çok farklı cevaplarla ayetleri izah etmeye çalışanlar ne yazık ki tatmin edici bir cevap ortaya koyamıyor. Diğer yandan bu hata iddiasının hararetle cevaplandırılması için samimi bir şekilde birçok siteye bu husus, soru olarak iletiliyor. Mesela; payın paydadan fazla çıkması ile sonuçlanan hesap ile malın Kur’an’daki oranla dağıtılmasının imkânsız olduğunu iddia eden ateistlerin bu iddiası ‘sorularlarisale’ sitesine sorulduğunda site yöneticileri bu konunun risalelerde izah edildiğini söylüyor. Ve site konudan bağımsız olarak, risalelerde geçen kadın ve erkeğin paylarının farklılığı üzerine yapılan bir izahı paylaşıyor ve meseleye net bir çözüm getiremedikleri hissedilmiş olunmalı ki cevabın sonunda ‘sorularlaislamiyet’ sitesine yönlendirmede bulunuluyor. Sorularlaislamiyet sitesi ise konu ile ilgili Prof. Dr. Hamza Aktan’ın Mukayeseli İslam Hukuku kitabından alıntıladığı pasajı paylaşıyor. Site avliye meselesini anlatmaktan öteye gidemiyor. Payın paydadan büyük çıkması durumu ilk defa Hz. Ömer döneminde bir paylaşım sırasında ortaya çıkıyor ve mesele ashap ile istişare ediliyor. Sonunda paydayı payla eşitleyip taksimat o
Kur'an'da Hata YokHalis Aydemir · Enki Yayınları · 20127 okunma
Şerife Bacı
10/10
·176 syf.··
2026 6. kitabı
İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını ​İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını Şerife Bacı adlı romanın Şerife Bacı'nın şahsında Türk kadınının kahramanlığını destansı bir anlatımla ebedileştirmesi Türk tarihi ve edebiyatı için önemli bir adım olmuştur. Bu bağlamda Şerife Bacı'nın destansı kahramanlığının anlatıldığı bu romanın, Türk milletinin her bir ferdi tarafından okunmasının gerekliliğini vurgulamak kaçınılmazdır. ​Murat BAŞESGİOĞLU ​"... O sırada oda kapısının önünde ayakta bekleyen Şerife atıldı: 'Ben gelirim Muhtar Emmi, ben gelirim. Hem bizim öküzlerin huyunu benden daha iyi bilen olmaz. Sürer götürürüm. Madem bize ihtiyaç var, madem asker cephede mermi bekler, madem vatan kurtulacak, elbet gelirim. Muhtar Emmi, madem yavrular vatansız kalmayacak, madem biz camimizden, namusumuzdan emin olacağız, elbet gelirim.'" ​İşte Türk kadınının fıtratını yansıtan cümleler böyle dökülmüştü Şerife'nin dudaklarından... ​Her alanda değer üreten Türk kadını savaşlarda da kahramanca mücadele etmiştir. Bu mücadele sürecinde bizzat savaşlara katılmanın yanında, cephe gerisinde hastanelerde hasta bakıcı ve hemşire olarak, fabrika ve atölyelerde mermi ve cephane üreterek, cephedeki askerlere mermi taşıyarak, askerlerin dikim ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılayarak önemli görevler ifa etmişlerdir. Türk kadınlarının düşmana karşı efsaneleştiği dönemlerden biri de Millî Mücadele dönemidir. ​İstiklal Yolunda Kahraman Türk Kadını Şerife Bacı da işte bu mücadelenin genç bir kadının ruhunda uyandırdığı destansı bir kahramanlığın sonraki kuşaklara miras kalan değerli hatırasının bir romanıdır.
Şehit Şerife BacıMuharrem Kaşıtoğlu · Pozitif Yayınları · 2023180 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hiç böyle hayal etmemiştim.
5/10
·408 syf.··
2026 72. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:42
Biliyorsunuz ki Labirent: Ölüm Emri ve Labirent: Virüs Kodu , bayıla bayıla okuduğum iki kitaptı lakin bu kitabı üzülerek söylemeliyim ki hiç sevemedim. Üçüncü kitaba büyük bir beklentiyle başlamış bulundum. Asıl kitaba girmenin heyecanı vardı üzerimde. Sanıyorum ki filmi böyleyse kitabı bal börek... Sanki yazar, kendi kitabını çalmaya çalışıyormuş da çalamamış gibi bir hissiyat yarattı bende. Öncelikle kitabın sıkıntılarını tane tane ele alalım. Yazar, bu hafıza kaybı olayını çok fena eline yüzüne bulaştırmış. ilk, iki kitabında karakterler bu kadar güzel ve derinlemesine işlenmişken; olay örgüsü, yer, mekan, zamanda cabası... hepsini sıfırlamak hangi akla mantığa sığar, işte bunu anlamıyorum. Madem Labirent: Ölüm Emri ve Labirent: Virüs Kodu'nu yazacaktın o vakit neden bize bu üç seriyi okuttun. Şimdi birde bu kronojik okuma karmaşaşı var ortada. Hani orada da kitabı yazılma sırasıyla okursan büsbütün kördüğüm olursun. Bana kalırsa bir yerde tercih yapılmalıydı ve bu tercih kesinlikle ama kesinlikle bizim bildiğimiz üçlemeden ziyade sonradan yazılan "ÖLÜM EMRİ VE VİRÜS KODU'NDAN" yana olmalıydı. Yukarıda bahsettiğim kitapları ya okumayın yada ilk üçlü ve sonrasında Newt'e ne oldu sorusunun cevabını Labirent: Deli Sarayı'nda alıp bu kitabı tadında bırakın. BUNDAN SONRASI SPOİLER; İkinci kitapta aile olan bu grubun birbirine tamemen yabancı olduğu bir kitap düşünün, Thomas'ın zekilerden aptallığa terfi ettiği bir evren. Her şey Teresa ve Chuck'tan ibaret olan bir dünya. Abi ben anlamıyorum. Bu karakterler senin önceliğinse sen arkaadaşların için ne diye labirente girdin? Kaç git. Hafıza kaybından sonra da bu önceliği değişmedi ama bir aptal gibi oraya girmesi ve onlarca insanın ölmesi sonucu kalan tek karakterimiz de Thomas ve Teresa'ydı. Olan minik Chuck'a ve Alby'ye oldu. Beyaz Leke'de de benzer bir durum söz
Labirent: Ölümcül KaçışJames Dashner · Pegasus Yayınları · 201411,7bin okunma
fiziken öldürmedi belki ama ruhen öldürmüş
2/10
·88 syf.··
2026 43. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:28
Ailesiyle ilgilenmeyen, karısına beş kuruş para vermeyen, çocukların başını bir kere okşamayan bir baba. Başka insanlara iyilik meleği ama evdekilere düşman. El iyisi bir baba. Alkolik. Belki fiziksel şiddet uygulamıyor ama psikolojik şiddet uyguluyor. Doktor bir baba. Yeri geliyor parası olmayan hastayı tedavi ediyor, herkese iyilik yapıyor. Eve gelince evin ihtiyacı için bir kuruş ödemiyor. Baba bir de hasta. Ya madem ölmek üzersin sen de biliyorsun bunu neden güzel davranmıyorsun ailene? Okumak dayanılmazdı bence. Kadına ve çocuklara üzüldüm. Belli ki kadının boşanacak ekonomik durumu veya arkasında ailesi yoktu. 50. sayfadan sonraki okumak daha bir çekilmez oldu. Gerçek bir hikaye olması çok üzücü. Ve tüm bunlardan yazar babasından hâlâ güzel bahsediyor.
Edebiyat
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
5/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Herkes çok beğenmiş ama ben o kadar da beğenemedim ya. Açıkçası 220 li sayfalara kadar olaylar çok sıkıcı ve boş geldi çünkü Oliver aklınca sürekli boş boş planlar yapıyor ve olayın içinden çıkmaya çalışıyorlar ama hiç bir plan mantıklı elde tutulur değildi. Konusundan bahsetmek gerekirse, Red ve diğer 5 arkadaşı (Simon Maddy Oliver Arthur ve Reyna) karavan gezisindelerken ıssız bir yerde lastikleri patlıyor yolda kalıyorlar. Lastiklerini patlatan şey keskin bir taş parçası ya da basit bir çivi değil bir mermi. Anlıyorlar ki bu planlı bir suikast girişimi ve hedef kendileri. Hepsinin ayrı ayrı demeye korktuğu büyük veya küçük sırları var ve dışarıdaki keskin nişancı içlerinden birinin sırrını istiyor. Spoilerlı olarak da yazmak istiyorum lütfen geçin___________________ Red bence çok bencil bir karakterdi madem o kadar büyük bir sırrın var niye diğerlerini riske atıyorsun? Tamam itiraf ettin sen tanıksın ama sırrının en önemli kısmı yani yalancı şahit olduğun kısmı daha bu tür bir olaya sebep olabilcek bir şey değil mi? Çünkü birine adam öldürme iftirası atmışsın ve iftira attığın kişi mafya lideri. Sana demezler mi sen kimsin ve sana kim rüşvet verdi yalancı şahitlik için? Son ana kadar sırrı tuttu hatta Maddy ölüp gidecekti hâla demiyor. Oliver da ayrı bir salaktı kitabın 220li sayfalarına kadar onun planlarını yapıyorlar yok işte ayna tutalım sniperı kandıralım yok maddy red in kılığına girsin yok korna çalalım ve telefondan video çekerek sniper nerede diye anlayalım. Bu plan olmayan planları okurken fenalık geçirdim eğer Red in annesinin katili ve tüm bu olayların sorumlusu Maddy nin annesi çıkmasaydı kitaba 3 falan verirdim zevk almadım okurken
Aranızdan BiriHolly Jackson · Epsilon Yayınları · 2024569 okunma
Spoiler İçerir!
9/10
·325 syf.··
2026 21. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:09
Alicia Berenson’ın kocasını öldürmesi ve ardından tamamen sessizliğe gömülmesini konu alan bu kitabı genel olarak çok beğendim. Türün sıkı bir okuru olduğum için mi bilmiyorum ama hikayenin ortalarına doğru terapistten zaten bir tık şüphelenmiştim. O yüzden katilin kimliği benim için tamamen sürpriz olmadı diyebilirim :) Yine de kurguda mantığıma tam oturtamadığım, biraz saçma bulduğum bir kısım var: Terapistin "olay yerine dönme" mantığıyla Alicia’yı konuşturmak için o kadar çabalayıp, sonra tam da bu yüzden onu zehirlemesi? Madem kız her şeyi hatırladı ve senin için bir tehdit oluşturacaktı, neden en başından beri onu konuşturmaya çalıştın ki? Sonra "eyvah, konuşuyor" diye tekrar sessizleştirmeye çalışmak biraz çelişkiliydi. Belki kitabı tamamiyle ingilizce okuduğum içindir? Tüm bunlara rağmen kitabın sonunu gerçekten başarılı buldum. Özellikle terapistin kendi karısının bir kar tanesi gibi eriyip/kaybolup gitmesi, hikayenin kapanışı için çok şık ve ironik bir son olmuş. Türü sevenlerin kesinlikle şans vermesi gereken bir roman.
The Silent PatientAlex Michaelides · Celadon Books · 201912,8bin okunma