“ birine bakıp ruhunun en derinliklerini görebiliyor, içinde bir nebze kötülük yok, insanı olduğundan farklı göründüğü ya da olması gerektiği gibi olduğu için değil, olduğu gibi seviyor.”
Ufacık bir çabayla tekrar canlanıp alevlenebilecekken,boşu boşuna heba olmuş onca aşka acıyorum doğrusu! Günümüzün tüketim toplumunda,insanlar bir şeyleri tamir etmek yerine yenisini almayı tercih ediyorlar. “Büyük mutluluklar gökten,küçük mutluluklar çabalamaktan gelir.” Der bir Çin atasözü.
“Giden gider arkasına öyle bakıp ağlayamam
Gönlüm ahır değil benim, malı davarı bağlayamam..”
Gönlümüz ahır gibi olmamalı, diyor şair. İçerde neyin bulunduğuna, hangi duyguları beslediğimize, hangi düşünceleri büyüttüğümüze dikkat edelim. Çünkü bu içeriden kurdun ağacı yediği, yılanın insanı sokup zehirlediği gibi insanı helak eder. Koynumuzda yılan beslemeyelim. Besle kargayı oysun gözünü demiş, atalar,bu duruma düşmeyelim.”