İttihatçılık, İttihat ve Terakki Cemiyeti veya İttihad-ı Osmanlı Cemiyeti olarak ilk örgütlenmesini gerçekleştirmiş bir harekettir. Bu hareketin çekirdek kadrosunu oluşturan kişilerine baktığımızda bu insanlar, daha seküler müfredatı eğitim/öğretim programı haline getirmiş olan yeni eğitim kurumları içerisinden çıkmıştır. Yani bu yeni jenerasyon daha pozitivist ve seküler bir eğitim formasyonu içinden gelen bir harekettir. Veya Osmanlı dışında eğitim alıp sonradan Osmanlı'ya gelenlerdendir.
İdeolojik olarak İttihatçı hareket aslında Osmanlıcılık fikrini benimsemiştir. 1908 yazına geldiğimizde anayasa tekrar yürürlüğe girmiş, Osmanlı parlamentosu tekrardan teşekkül ettirilmiştir. Ama bu durum çok uzun sürmeyecek çünkü yükselen bir milliyetçilik düşüncesi var ve bu milliyetçi baskı çok kuvvetlidir. Ve bu baskının Batı Avrupalı devletler ve Rusya tarafından da desteklendiğini görüyoruz. Bunun en somut örneğini 1913'e kadar sarkan Balkan Savaşlarında yaşadık. Ve Balkan Savaşları sonucunda İttihatçılık Osmanlıcılık fikrinden çok hızlı bir şekilde Türk Milliyetçiliğine savrulmuştur. 1913 yılı Türk Milliyetçiliği için keskin bir yıldır.
Kitle yönetimi gibi bir gayretin sonucu olarak birtakım dernekler (Türk Ocakları) ve dergiler çıkacaktır. Ve halkın tepkisi zirveye ulaşacaktır. İşte bu dönemde, bu Türk Milliyetçiliğini konuşan, uygulayan İsmail Gaspıralı, Ahmet Ağaoğlu, Yusuf Akçuralı gibi isimlerdir. Bu isimler de Osmanlı dışından (Çarlık Rusyasısından) gelmedir.
İşte bu kitap bize bu dönemi genel olarak anlatırken bir yandan da Ahmet Ağaoğlu'nun fikirlerini açıyor.
Ahmet Ağaoğlu yazar, düşünür, siyasetçi ve Türkçülük akımının önde gelen liderlerinden biridir. Hayatı tüm fikirlerini yazmakla geçmiştir. İstanbul'a gelişini mecbur kılan nedenlerden birisi de, II.
Ümmetten MilleteAbdullah Gündoğdu · IQ Kültür Sanat Yayıncılık · 20073 okunma