Burcu

Burcu
@madrigall
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
5 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·352 syf.··
2020 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2020 02:19
İttihatçılık, İttihat ve Terakki Cemiyeti veya İttihad-ı Osmanlı Cemiyeti olarak ilk örgütlenmesini gerçekleştirmiş bir harekettir. Bu hareketin çekirdek kadrosunu oluşturan kişilerine baktığımızda bu insanlar, daha seküler müfredatı eğitim/öğretim programı haline getirmiş olan yeni eğitim kurumları içerisinden çıkmıştır. Yani bu yeni jenerasyon daha pozitivist ve seküler bir eğitim formasyonu içinden gelen bir harekettir. Veya Osmanlı dışında eğitim alıp sonradan Osmanlı'ya gelenlerdendir. İdeolojik olarak İttihatçı hareket aslında Osmanlıcılık fikrini benimsemiştir. 1908 yazına geldiğimizde anayasa tekrar yürürlüğe girmiş, Osmanlı parlamentosu tekrardan teşekkül ettirilmiştir. Ama bu durum çok uzun sürmeyecek çünkü yükselen bir milliyetçilik düşüncesi var ve bu milliyetçi baskı çok kuvvetlidir. Ve bu baskının Batı Avrupalı devletler ve Rusya tarafından da desteklendiğini görüyoruz. Bunun en somut örneğini 1913'e kadar sarkan Balkan Savaşlarında yaşadık. Ve Balkan Savaşları sonucunda İttihatçılık Osmanlıcılık fikrinden çok hızlı bir şekilde Türk Milliyetçiliğine savrulmuştur. 1913 yılı Türk Milliyetçiliği için keskin bir yıldır. Kitle yönetimi gibi bir gayretin sonucu olarak birtakım dernekler (Türk Ocakları) ve dergiler çıkacaktır. Ve halkın tepkisi zirveye ulaşacaktır. İşte bu dönemde, bu Türk Milliyetçiliğini konuşan, uygulayan İsmail Gaspıralı, Ahmet Ağaoğlu, Yusuf Akçuralı gibi isimlerdir. Bu isimler de Osmanlı dışından (Çarlık Rusyasısından) gelmedir. İşte bu kitap bize bu dönemi genel olarak anlatırken bir yandan da Ahmet Ağaoğlu'nun fikirlerini açıyor. Ahmet Ağaoğlu yazar, düşünür, siyasetçi ve Türkçülük akımının önde gelen liderlerinden biridir. Hayatı tüm fikirlerini yazmakla geçmiştir. İstanbul'a gelişini mecbur kılan nedenlerden birisi de, II.
Ümmetten MilleteAbdullah Gündoğdu · IQ Kültür Sanat Yayıncılık · 20073 okunma
Reklam
"Bir gün, bir gün gelecek, kadınlar ve erkekler isyan edecekler, dağın zirvesine erişecekler, aşkın altın ışınlarının altında büyük, güçlü ve özgür olarak buluşacaklar, almaya, katılmaya, keyifli bir durumun tadını çıkarmaya hazır bir halde yaşayacaklar. Ne fantezi, ne hayal gücü, ne şiirsel zeka, kadınların ve erkeklerin hayatında böyle bir gücün neler yapabileceğini görmeye kabildir. Şayet dünya, gerçek yoldaşlığı ve tekliği doğuracaksa, böyle bir yoldaşlığın ve tekliğin kaynağı evlilik değil, aşk olacaktır."
Sayfa 33·Kitabı okudu
Şu kısa ömrümüz yoksulluk içinde, sabahtan akşama kadar uğraşıp didinmekle geçip gidiyor. Dünyaya geldikten sonra yaşamımıza yetecek kadar yiyecek verirler; ayakta kalanlarımızı canı çıkana kadar çalıştırırlar; işlerine yaramaz duruma geldiğimizde de korkunç bir acımasızlıkla boğazlarlar. İngiltere'de, bir yaşına geldikten sonra hiçbir hayvan mutluluk nedir bilmez, hiçbir hayvan dinlenip eğlenemez. İngiltere'de hiçbir hayvan özgür değildir. Hayatımız sefillikten, kölelikten başka nedir ki! İşte, tüm çıplaklığıyla gerçek budur.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Reklam